1. İnsanın Halifelik Makamı ve İlmü''l-Esma
Halifelik Sebebi: İnsanı Allah''ın yeryüzündeki halifesi yapan temel etken ibadet, tesbih veya hamd değil; `İlmü''l-Esma`yı (Allah''ın isimlerinin bilgisini) taşıyabilme kapasitesidir.
Meleklerin Kısıtlılığı: Melekler Allah''a sürekli ibadet etseler de, Esma''nın tamamına mazhar olamazlar. Her melek grubu Allah''ın sadece belirli sıfatlarını (örneğin sadece Cemal veya sadece Celal sıfatlarını) yansıtabilirken, insan Allah''ın bütün isimlerinin mazharı olabilecek bir potansiyele sahiptir.
İlmü''l-Esma ve Gayb Bilgisi: Bu isimlere mazhar olmak, sadece zahiri bilmek değil, `eşyanın batınını` (göklerin ve yerin gaybını) bilmeyi de kapsar. Allah hem Zahir hem Batın olduğu için, O''nu temsil eden insan da hem zahiri hem batını (hakikati) bilebilecek donanımdadır.
2. Günahın Hakikati ve İnsana Zararı
Sermayeyi Harcamak: İnsan, İlmü''l-Esma gibi muazzam bir sermayeye sahiptir. Günah işlemek, bu sermayeyi görmezden gelmek ve yok etmektir.
Zararın Yönü: İnsan bir günah işlediğinde (hırsızlık, yalan vb.), başkasına verdiği zarar sınırlıdır (örneğin sadece maddi kayıp). Ancak kendisine verdiği zarar, bu zararla kıyaslanamayacak kadar büyüktür.
Ruhun Kirlenmesi: Ruh, Allah''ı yansıtan bir ayna gibidir. Günah bu aynayı kirletir, paslandırır ve yansıtma özelliğini (halifelik vasfını) bozar. Dolayısıyla günahkâr kişi, en büyük kötülüğü aslında kendi insanlığına ve makamına yapar.
3. Kibir ve Hakka Teslimiyet
En Tehlikeli Hastalık: İnsanın halifelik yolundaki en büyük engeli ve Şeytan''ın 6000 yıllık ibadetini yok eden günah `Kibir`dir.
Hakka Teslimiyet: Kibrin ilacı, hak karşısında ruhen ve amelen teslim olmaktır.
Ruhen Teslimiyet: Bir emri (namaz, oruç vb.) yapamasa bile, onun Allah''ın emri ve hak olduğunu kabul etmek. İnkâr etmek kibirdir, yapamamak zaaftır; ancak kabul etmek teslimiyetin ilk adımıdır.
İtiraf Edebilmek: Tartışmalarda veya günlük hayatta (bir çocuğa, eşe veya cahil birine karşı bile olsa) haksız olduğunu anladığında `Sen haklısın, ben yanlış biliyormuşum` diyebilmek kibri yendiğinin göstergesidir.
`Bilmiyorum` Diyebilmek: Bir âlim veya hoca için en büyük erdem, bilmediği bir soru karşısında lafı dolandırmadan, erkekçe `Bilmiyorum` diyebilmektir. Bu, itibar kaybettirmez; aksine Allah rızası için nefsini kırdığı için Allah onun izzetini ve insanların gözündeki saygınlığını artırır.
4. Allah Rızası ve Mağduriyet Dengesi
İtaat ve Bereket: Allah rızası için atılan küçük bir adım veya az bir ilim, ihlassız yapılan çok işten daha bereketli ve topluma daha faydalı olabilir.
Mağduriyet Yoktur: Allah Mutlak Kadir''dir. Bir kul, Allah''a itaat ettiği için (örneğin; anne-babasının rızasını almak için istediği meslekten vazgeçmek gibi) zahirde bir kayıp yaşıyorsa, Allah onun mağdur olmasına asla izin vermez.
Telafi: Allah, o itaatin karşılığında kuluna, vazgeçtiği şeyden (para, kariyer vb.) çok daha hayırlısını ve fazlasını mutlaka verir. `Allah için kaybeden olmaz.`