1. İlmin Mutlak Değeri ve Kur''an''daki Yeri
Kur''an-ı Kerim, ilmi (bilgiyi) ve ilim sahiplerini (âlimleri) yücelten bir yaklaşıma sahiptir.
`Bilenlerle bilmeyenler bir olur mu?` ilkesi, bilginin, insanlar arasındaki farkı belirleyen derecelendirici bir hakikat olduğunu ortaya koyar.
Allah, iman edenleri ve ilim verilenleri derecelerle yükseltir.
2. İlim-Amel Bütünlüğü ve Tevhid
Âlim Tanımı: İslâm ahlakı mantığında gerçek âlim, sadece bilgi biriktiren değil, bildiğiyle amel eden kişidir; bilgi ve davranışın birleşmesi esastır.
Tevhid ve İlim: Kur''an, okuma eyleminin Rab''bin adıyla başlamasını emrederek, ilmin temelinin tevhid olması gerektiğini vurgular. İlim, bireyin yaşamında sadece Allah''ın emir ve yasaklarına uyması (tevhid-i amelî) anlamına gelir.
Akıl ve Öğüt: Bilgi, ancak aklın öğüde açık olmasıyla anlam kazanır. Akıllı kişi, elde ettiği bilgiyi bir uyarı olarak ciddiye alır ve davranışa dönüştürür.
3. Kibre Karşı Uyarı ve İlahi Lütuf
İlahi Lütuf: İlim, bireyin kendi çabasıyla beraber, aynı zamanda Allah''ın bir lütfudur.
Alçakgönüllülük: İlim sahiplerine hürmet ve saygı göstermek, mecliste yer vermek gibi edep kuralları, ilmin ilahi bir lütuf olduğunu hatırlatır ve kişinin kibre kapılmasını engeller.