Anasayfa Dersler Ahlak Dersleri 1 | Abbas Akyüz 23. Ders: Niyetin Hakikati ve Ahiretteki Karşılığı

23. Ders: Niyetin Hakikati ve Ahiretteki Karşılığı

Bu derste, amellerin ve insan hayatının temelini oluşturan niyet kavramının hakikati, dindeki merkezi yeri ve insan ruhunun ahiretteki şekillenmesindeki rolü ele alınmaktadır. Abbas Akyüz hocamız, insanın gayret ve çabasının nihai karşılığını belirleyen en temel unsurun taşıdığı halis niyet olduğunu vurgulamaktadır. Ders, Hz. Peygamber’in (s.a.a.) niyetle ilgili meşhur hadis-i şerifleri ışığında; niyetin insanı geçmişteki salih amellere dahi nasıl ortak edebildiğini, amelden daha geniş ve kapsayıcı olan niyetin ebedî mükâfat veya mücazatın gerekçesi olduğunu ve beden dünyada kalırken ruhla bütünleşen niyetin insanın ahiretteki durumunu nasıl belirlediğini ayrıntılı şekilde analiz etmektedir.

 

1. Niyet ve Çabanın Karşılığı

Halis Niyet ve Gayret: İnsanın ortaya koyduğu her çaba ve eylemde ulaşacağı nihai sonuç, taşıdığı niyete bağlıdır. Gayesi Allah’ın rızasını ve ahireti kazanmak olan kimse bu hedef doğrultusunda ecir elde ederken; amacı yalnızca makam, şöhret veya dünyevî menfaat olan kişi, dünyada istediğine kavuşsa bile ahiret sevabından mahrum kalır.

Hicretin Hakikati: Hz. Peygamber’in (s.a.a.) “Kimin hicreti Allah’a ve Resulü’ne ise hicreti Allah’a ve Resulü’nedir.” hadis-i şerifi doğrultusunda, insanın bütün yöneliş ve gayretinin Allah ve Resulü yolunda olması gerektiği ifade edilmektedir. Aksi hâlde dünyevî arzular uğruna yapılan çaba, sadece geçici hedeflere ulaşmakla sınırlı kalacaktır.

 

2. İlimde Niyetin Yeri: "İlmin Üçte Biri Niyettir"

İnsanın Kazanım Araçları: İnsan, hayır veya şer adına elde ettiği kazanımları el, dil ve kalp olmak üzere üç temel vasıta ile gerçekleştirir. Kalp ve niyet de bu üç temel unsurdan biri olduğu için âlimler niyet konusunu "ilmin üçte biri" olarak değerlendirmişlerdir.

Dilin ve Kalbin Rolü: Bedenin küçük bir organı olan dil nasıl pek çok sevap veya günaha vesile olabiliyorsa, niyetin mahalli olan kalp de amellerin yönünü ve değerini belirleyen en önemli merkezdir.

 

3. "Müminin Niyeti Amelinden Hayırlıdır"

Amelden Daha Geniş Bir Ufuk: "Müminin niyeti amelinden hayırlıdır; kâfirin (veya zalimin) niyeti ise amelinden daha kötüdür." hadis-i şerifi gereğince, müminin imkânları sınırlı olsa bile niyeti ve arzusu çok daha geniştir. Bir hayır işini fiilen gerçekleştiremese bile onu yapmayı samimiyetle arzu etmesi sevap kazanmasına vesile olur.

Zalimin Niyetindeki Vebal: Zalim veya inkârcı kimsenin niyeti ise imkân bulduğu takdirde kötülüğü sınırsız şekilde yaymaya yöneliktir. Bu sebeple taşıdığı niyet, gerçekleştirdiği fiilden daha ağır bir manevi sorumluluk doğurur.

 

4. Niyet ile Salih Amellere Ortak Olmak ve Sonsuzluk

Zamanı Aşan Niyet: İnsan, samimi niyeti sayesinde geçmiş dönemlerde gerçekleşen büyük ibadet ve cihatlara, Bedir ve Kerbelâ gibi tarihî hadiselerdeki salih amellere kalben ortak olabilir. Fiilî imkânı bulunmasa bile samimi arzusu sayesinde onların sevabından nasip alabilir.

Ebedî Cennet ve Cehennemin Gerekçesi: Dünyadaki ömür sınırlı olmasına rağmen insanın ebedî cennet veya cehennemle karşılık görmesinin temel sebeplerinden biri niyetidir. Mümin sonsuza kadar yaşasa daima iyilik yapmayı isterken; zalim ise fırsat buldukça kötülüğü sürdürmeyi arzuladığı için karşılığı da niyetinin sürekliliğine uygun olur.

 

5. "İnsanlar Niyetleri Üzere Haşrolunur": Ruh ve Niyet İlişkisi

İnsanın Hakikati Ruhudur: Beden dünyaya ait geçici bir araçtır. İnsan bu dünyada yaptığı işler, inşa ettiği yapılar ve sahip olduğu maddi varlıkları geride bırakır. Ruhla birlikte ahirete taşınan en önemli hakikat ise insanın niyeti ve manevi yönelişidir.

Ruhun Şekillenmesi: "İnsanlar niyetleri üzere haşrolunurlar." hadis-i şerifi uyarınca, ahirette insanın ruhî suretini belirleyen unsur bu dünyadaki niyeti, düşünce yapısı ve bakış açısıdır. İnsan, kalbinde taşıdığı niyetlerle ruhunu meleklerden üstün bir makama yükseltebileceği gibi, onu yırtıcı bir hayvanın karakterine de dönüştürebilir.