Anasayfa Dersler Akaid Dersleri 1 | Abbas Akyüz 27. Ders: Peygamberlerin Sıfatları ve Masumiyetin Hakikati

27. Ders: Peygamberlerin Sıfatları ve Masumiyetin Hakikati

Bu derste, kelam ve akaid ilminin en çok tartışılan ve önem arz eden konularından biri olan peygamberlerin masumiyeti, yani ismet konusu ele alınmaktadır. Üstad Abbas Akyüz; masumiyet kavramının yalnızca lügatteki “suçsuzluk” anlamına gelmediğini, peygamberlik misyonunun devamlılığı ve güvenilirliği açısından felsefî ve ilahi bir zorunluluk olduğunu kelamî boyutlarıyla açıklamaktadır.

 

1. İsmet Kelimesinin Kökeni

Engellemek ve Korumak: Masumiyet, Arapça “ismet” kökünden türemiştir. İsmet, bir şeyi tehlikelere karşı korumak ve ona zarar verecek unsurları engellemek anlamına gelir. Peygamberler, ilahi bir koruma kalkanı altına alınmış ve hata yapmaları engellenmiş özel kullardır.

 

2. Vahiy Sürecinde Kusursuzluk

Peygamberlerin vahiy karşısındaki masumiyeti üç aşamalı bir ilahi korumayı kapsar. Bu konuda bütün İslam fırkaları genel olarak fikir birliği içindedir.

Vahyi Alma: Peygamber vahyi alırken şeytani veya cinni hiçbir dış müdahale söz konusu olamaz. Duyduğu sesin mutlak surette rahmani olduğundan en küçük bir tereddüt taşımaz.

Vahyi Koruma: Peygamber, aldığı ilahi mesajı zihninde ve kalbinde muhafaza ettiği süre boyunca hafıza kaybı, unutma veya algı kayması yaşamaz.

Vahyi Ulaştırma: Peygamber, aldığı ilahi mesajı insanlara aktarırken ne bir kelime eksiltir ne de bir kelime ekler. Vahyi orijinal hâliyle ve hatasız biçimde tebliğ eder.

 

3. Amelde Masumiyet ve Fırkalar Arasındaki Farklar

Peygamberlerin günlük hayatta günah işleyip işlemeyecekleri konusunda Şia mektebi ile diğer bazı fırkalar arasında önemli görüş farkları bulunmaktadır.

Şia’nın Görüşü: Şia mektebine göre peygamberler hayatlarının hiçbir döneminde; büyük veya küçük, bilerek, yanılarak ya da unutarak hiçbir günah işlemezler.

Diğer Görüşler: Bazı fırkalar, peygamberlerin yalnızca büyük günahlardan masum olduğunu, küçük günahları işleyebileceklerini veya bilerek günah işlemeseler bile insani bir refleksle yanılarak ya da unutarak hata yapabileceklerini savunmuşlardır.

 

4. Günah İşleyememek ile Masumiyet Arasındaki İnce Çizgi

İradeli Tercih: Her günah işlemeyen varlık masum sayılmaz. Örneğin zindandaki bir insan, dışarıdaki bazı günahları işleme imkânına sahip olmadığı için onları işlemez. Ancak bu durum masumiyet olarak değerlendirilmez.

Ruhsal Meleke: Hakiki masumiyet; günah işleme ortamı, gücü ve imkânı mevcut olduğu hâlde, kulun sahip olduğu güçlü ruhsal meleke, derin Allah korkusu ve yüksek bilinç sayesinde kendi hür iradesiyle günahtan yüz çevirmesidir.