Bu derste, peygamberlerin insanlık tarihindeki rolleri, toplumsal ve manevi misyonları ile insanoğlunun onlardan elde ettiği temel kazanımlar ele alınmaktadır. Üstad Abbas Akyüz; vahyî öğretilerin ve nübüvvet müessesesinin insanı yalnızca bilgi sahibi yapan değil, aynı zamanda ona hakikati hatırlatan, onu özgürleştiren, eğiten ve canlı örneklik sunan çok boyutlu bir ilahi lütuf olduğunu felsefî ve ayetsel delillerle açıklamaktadır.
1. Bilgiden Öte Bir Hatırlatıcı Olarak Peygamberler
Fıtrî Sermayeyi Hatırlatmak: Peygamberler insana yalnızca yeni bilgiler öğretmez; insanın mayasında ve fıtratında bulunan, fakat günlük hayatın gafletiyle unuttuğu yüce değerleri, hakiki görevlerini ve kul olarak sahip olduğu büyük potansiyeli, yani yeryüzü halifeliğini ona hatırlatırlar.
Zikir ve Kur’an: Kur’an’ın bir adının “Zikir”, peygamberin bir sıfatının ise “Müzekkir” olması bu hakikate işaret eder. Peygamberler, insana unuttuğu yaratıcısını ve çaresiz kaldığında sığınabileceği mutlak güç olan Allah’ı sürekli hatırlatarak ruhu diri ve dinamik tutarlar.
2. Gerçek Özgürlüğün Mimarları
İki Yönlü Özgürlük: Peygamberlerin getirdiği din, insanı iki temel prangadan kurtarır: İç dünyasında şeytanın ve nefsinin kölesi olmaktan; dış dünyasında ise zalimlerin, despotların ve tağutların boyunduruğu altına girmekten.
Şehadetin Özgürlük Felsefesi: İslam’da şehadet makamı, insanın insana kul olmasını engellemek ve adalet nizamını kurmak için sergilenen en büyük özgürlük eylemlerinden biridir. Peygamberler, kula yalnızca Allah’ın önünde eğilmeyi öğreterek onu bütün beşerî putlardan özgürleştirir.
3. Hayatın İçinden Canlı Örnekler
Görülmeyen Din Yaşanamaz: Kuralların yalnızca kitaplarda kalması, kitleleri harekete geçirmeye yetmez. İnsanlık, teorideki ahlakı peygamberlerin ve salih liderlerin şahsında görerek öğrenir ve örnek alır. Derste, yakın dönemin velayet ve direniş önderlerinin, özellikle Ayetullah Hamaneî gibi şahsiyetlerin ortaya koyduğu dik duruşun, toplumları adeta ölü bir toprağın canlanması gibi nasıl dirilttiği örneklendirilmektedir.
4. Dünya ve Ahiret Dengesi: Teslimiyet
Nihai Amaç İslam’dır: Peygamberlerin getirdiği bütün ilahi dinlerin ortak adı ve hedefi “İslam”, yani Allah’a tam teslimiyettir. Bu teslimiyet ne yalnızca dünya ne de yalnızca ahiret içindir. Aksine her iki âlemde de insana aradığı mutlak huzuru, adaleti ve hakiki saadeti kazandırmak içindir.