1. Nebi (Peygamber) Olmanın Temel Şartları
Bir insanın nebi/peygamber olarak nitelendirilmesi için iki temel unsurun bir arada bulunması zorunludur. Sadece birinin varlığı, o kişiyi nebi yapmaz:
Vahiy Almak: Allah tarafından kendisine doğrudan bir mesajın iletilmesi.
Hidayet Sorumluluğu: Kendisine iletilen bu vahiy uyarınca toplumu yönlendirmek ve hidayet etmekle mükellef (sorumlu) olması.
Örnekler:
Alimler: Toplumun hidayetiyle uğraşırlar ancak vahiy almadıkları için nebi değildirler.
Hz. Fatıma: Bazı rivayetlerde Cebrail’in kendisine gelip olacaklardan haber verdiği (İmam Ali’nin bunları yazdığı) belirtilir. Ancak Hz. Fatıma''nın toplumu hidayet etme görevi olmadığı için kendisine nebi denilmez.
2. Vahiy ile İlham Arasındaki Keskin Farklar
Kur''an-ı Kerim''de vahiy kelimesi farklı anlamlarda kullanılsa da, peygamberlere gelen `Risalet Vahyi` özel bir türdür. Bu vahiyle, sıradan insanlara gelen `Rabbani İlham` arasındaki farklar şunlardır:
Kaynağın Algılanması: İlham alan kişi, zihninde beliren düşüncenin kaynağını görmez ve bilmez. Peygamber ise vahyin kaynağını, elinin içindeki bir nesneyi gördüğü gibi net bir şekilde algılar.
Şüphe ve Tereddüt: İlham alan kişi `Bu rahmani mi yoksa şeytani mi?` diye şüpheye düşebilir. Vahiyde ise asla şüphe ve tereddüt yoktur; peygamber gelen sözün Allah''tan olduğuna dair mutlak bir eminlik içindedir.
Şeytani Ayetler Eleştirisi: Salman Rüştü gibi yazarların iddia ettiği `şeytanın vahye müdahale etmesi ve peygamberin bunu fark etmemesi` durumu imkansızdır. Çünkü peygamber, vahyi `elinin içini görür gibi` gördüğü için bir karışıklık yaşanması mümkün değildir.
3. Bilgi Türleri Açısından Vahyin Hakikati
Vahyin nasıl gerçekleştiği beşerî algılama türlerinin hiçbirine benzemez. Bunu açıklamak için şu iki kavram kullanılır:
Husuli Bilgi: Dışarıdan, eğitimle (okul, üniversite vb.) sonradan edinilen bilgilerdir. Yanlış anlaşılma ihtimali barındırır.
Huzuri Bilgi: Bilginin bizzat kendisinin, hiçbir aracı olmadan ruhun yanında hazır olmasıdır. Kişinin kendi varlığını bilmesi veya o an yaşadığı korkuyu hissetmesi huzuri bilgidir. Bu bilgide hata payı yoktur.
Vahyin Mahiyeti: Vahiy, huzuri bilgi türündendir. Bu yüzden peygamberin algısında `Acaba bana vahyedildi mi?` gibi bir soru işareti oluşmaz; olay bizzat nefiste yaşanır. Ayrıca vahiyde beşerî iletişimdeki gibi `parazit` veya dış müdahale söz konusu değildir.
4. Peygamberlik Makamının Vasıfları
Peygamber olacak kişinin taşıması gereken üstün özellikler şunlardır:
Seçilmişlik ve Kemal: Peygamberler, görev verilmeden önce de ahlaki olarak zirvededirler. Hayatlarında hiçbir sabıka veya günah kiri bulunmaz. Muhammedül Emin ismi buna bir örnektir.
Üstün Akıl: Hadislere göre peygamberin aklı, kendi ümmetinin tamamının akıllarının toplamından daha üstündür.
Kapsamlı Kalp: Yağmurun geniş kaplara daha çok dolması gibi, peygamberlerin kalbi de ilahi öğretileri alma noktasında mahlukatın en geniş ve en temiz kalbidir. İmam Hasan Askeri’den nakledilen hadis uyarınca; Allah, tüm kalpler arasından en üstün ve en geniş olanı (Peygamberimizin kalbi) seçmiştir.
5. Peygamberin Sorumluluk Bilinci
Peygamberlik basit bir `postacılık` değildir. Peygamber, aldığı mesaja herkesten önce kendisi inanır ve hayatına tatbik eder. O, sadece bir taşıyıcı değil, aynı zamanda aldığı ilahi kelamı insanlara açıklayabilecek yeteneğe ve donanıma sahip olan, Allah''ın özel olarak seçtiği bir elçidir.