1. Nübüvvet ve İmamet Görevlerinin Ayrımı (İnzâr ve Hidâyet)
Ayetteki Ayrım: Ra''d Suresi''ndeki `Şüphe yok ki sen korkutucusun (uyarıcısın) ve her kavim için bir hidayet edici vardır` ayetinde geçen iki görev, Hz. Peygamber''in tebliğ görevini tamamladıktan sonra gelecek olan öndere işaret eder.
Hz. Ali''nin Konumu: Hz. Peygamber (s.a.a.) bu ayeti tefsir ederek, `Ben korkutucuyum (uyarıcıyım), Ali ise hidayet edicidir` buyurmuştur. Bu rivayet, Hz. Ali''nin (a.s.) peygamberden sonraki rehberlik rolünü açıkça ortaya koyar.
Ali, Cennet ve Cehennemin Ayırıcısı: Hidayetten maksat, insanı dünya ve ahiret saadetine ulaştırmaktır. Bu rol, Hz. Ali''nin `Ali cennet ve cehennemin ayırıcısıdır (Kâsimu''l-Cenneti ve''n-Nâr)` hadisiyle pekişir. Onun gösterdiği yol cennete, aksi yol cehenneme götürür.
2. Tevhidin Ameli Boyutu ve Hidayet
Peygamberin İşi (İnzâr): Hz. Peygamber''in görevi (inzâr), zihinlerdeki putları ve yanlış inançları silmeyi (La ilahe) emrederek tevhidin temelini atmaktı.
Ali''nin İşi (Hidayet): Hidayet edicinin (İmam Ali''nin) görevi ise, tevhidi sadece teorik bilgi olarak değil, ameli bir terbiye (ahlak dersi) yoluyla insan hayatına nasıl yerleştireceğini göstermektir.
Tevhid ve Teksir: Tevhid (birlemek), Allah''tan başka tesir eden (ilah) zannettiğimiz tüm güçleri (geçmiş kaygılar, gelecek tereddütleri vb.) zihinde iptal edip bire indirmektir. Teksir (çoğaltmak) ise şirktir; bu zihinsel putları kıramamak, kurtuluşa ermeyi engeller.