Köşe Yazıları

Aşura Kıyamı’nın Kalpteki Etkisi | Bülent Özbaş

26 August 2025 19 dk okuma 5 sayfa
Yazı Boyutu:
Sayfa 5 / 5

Zamanla Aşura kıyamı, zulmün karşısında ayağa kalkarak harekete geçmenin ve mazlumların yanında yer almanın sembolü hâline gelmiştir. Bu kıyam tarih boyunca hatırlanmış, özellikle Hz. Peygamber’in (s.a.a) pak soyu tarafından yapılan çalışmalarla unutulmasına ve eskimesine izin verilmemiştir. Aşura kıyamının en önemli etkisi hiç şüphesiz kalplerde gerçekleşmiştir. Zalimlerin hâkimiyetini sorgulamayan, Emevilerin babadan oğula geçecek şekilde hâkimiyeti elinde tutmak için başlattığı çalışmanın nasıl sonuçlar doğuracağının farkında olmayan müslümanların genelinin karşı karşıya kaldığı Kerbela katliamı ve Aşura kıyamı, onların kalbinde derin, manidar ve manevi izler bırakmış, günümüze kadar etkisini artırarak canlılığını gönüller ve kalplerde devam ettirmiştir. Aşura günü Kerbela’da yaşananlardan en çok etkilenen hiç şüphesiz orada birebir bulunanlardı. Çoluk çocukları, bacı kardeşleri ve davetini kabul eden en yakın yarenleriyle çıktığı bu yolculukta hunharca katledilen İmam Hüseyin (a.s) ve Kerbela şehitlerinin ilahi hedef uğruna feda ettikleri can ve kanlarının etkisi öncelikle Hz. Zeynep (s.a) ve İmam Zeynelabidin (a.s) öncülüğünde bu olayları birebir yaşayan ve sonrasında esarete götürülen Kerbela kahramanlarının kalbinde belirmiş, onların anlatım ve tebliğiyle de günümüze kadar bu etkisini kalpten kalbe devam ettirmiştir. Bu kıyamın kalpte yarattığı etki o kadar olumlu, değerli, öze dönüştüren, yol gösterici, hakiki, paha biçilmez ve manevidir ki bu olumlu değişimi kalplerinde hisseden herkes bu duyguları dilleriyle beyan etmekten aciz olduklarını haykırmış, Aşura günü yaşananları andıklarından dolayı ellerine geçen manevi kazanımı hiçbir şeyle değişmeye hazır olmadıklarını defalarca ifade etmişlerdir.

Kerbela olayıyla karşı karşıya kalan İslam ümmeti adeta şoke olmuş ve Kerbela esirlerinin ağıt, mersiye ve matem tutmasını görünce yaşanan gerçeğin oldukça dokunaklı, düşündürücü ve farklı olduğunu anlamış, İmam Hüseyin (a.s) ve yarenlerinin şehadetine ağlayıp matem tutanlarla matem tutmuş ve Emevi hanedanının asıl hedefinin ne olduğunu sezmiştir. Kalbi etkileyen ve özüne dönüştürerek manevi hayatına kavuşmasına yardımcı olan en önemli etkenlerden birisi hiç şüphesiz gözyaşı dökmektir. Özellikle eğer bu gözyaşı Allah’ın peygamberleri, veli kulları ve şehitler için dökülürse daha da etkili olacak, kalplerin, onların sevgisiyle dolup taşmasını sebep olacak ve neticede mahbubuna benzemesini sağlayacaktır. İmam Hüseyin (a.s) ilahi uğurda feda ettiği kendi, ailesi ve yarenlerinin kanı, esareti ve fedakârlığıyla müslümanların sadece gözlerinin yaşarmasını değil, kalp gözlerinin de hakikatleri görmesini ve gerçekleri idrak etmesini sağlamış, manevi duygularını canlandırarak amele koyulmasını sağlamıştır.

Selam olsun kalpleri arındıran Hüseyin’e

Selam olsun gözyaşlarının şehidi Hüseyin’e

Selam olsun gönülleri ilahi aşkla süsleyen Hüseyin’e

 

Önceki Sayfa 3 4 5 Sonraki Sayfa

Bu Yazıyı Paylaş

İlgili Yayınlar