Köşe Yazıları

O Gün Yüreğimizden Bir Parça Kopmuştu…

03 July 2026 2 dk okuma
Yazı Boyutu:

O Gün Yüreğimizden Bir Parça Kopmuştu…

Yusuf Tazegün

Hatırlıyorum da… Hastane yatağındaki o görüntünüz yayımlandığında, sadece bir haber görmedik; bir ümmetin yüreğinden kopan feryadı hissettik.

O beyaz çarşaflara sarılmış hâlinizi, elinize takılan serumu görmek bile bize ağır gelmişti. Gözlerimiz dolmuş, ellerimiz titremişti.

Sizi bir an olsun hastane yatağında görmek, alışık olduğumuz o vakur ve dimdik duruşunuzla hiç bağdaşmıyordu.

Çünkü biz sizi daima ayakta görmüştük…

Kürsüde hakikati haykıran, fırtına gibi hutbelerinizle gönülleri dirilten, sol elinizin her hareketiyle zalimlerin kurduğu hesapları altüst eden o heybetli duruşunuza alışmıştık.

Namaza durduğunuzda sanki yeryüzü ve gökyüzü yeniden dengeye kavuşuyor, secdeniz ümmete güven veriyor, kıyamınız mazlumlara umut oluyordu.

Biz sizi hastane yatağında değil, ümmetin ön safında yürürken tanımıştık.

Şimdi ise…

Tabut mu…?

Omuzlarda taşınan o mübarek naaş mı…?

Cenaze merasimi mi…?

İnanın, akıl hâlâ kabul etmek istemiyor. Kalp buna razı olmuyor. Gözler gördüğünü inkâr ediyor.

Aylar geçmesine rağmen yüreklerimiz hâlâ cam kırıklarıyla dolu… Her hatıranız, her görüntünüz o kırıkları biraz daha derine batırıyor.

Acınız dinmiyor; aksine yokluğunuzun ağırlığı her geçen gün daha da derinden hissediliyor.

Siz gittiniz; ama ardınızda izzetinizle yoğrulmuş bir özlem, tarifsiz bir hasret ve hiçbir zaman kapanmayacak bir boşluk bıraktınız.

Ama yine de… İnsan yüreğine söz geçiremiyor.

İçimden sessizce “Keşke giden ben olsaydım…” diyorum, Siz değil…

Bu Yazıyı Paylaş

İlgili Yayınlar