Köşe Yazıları

Aksa Tufanı ve Filistin Duyarlılığımız Hakkında Bir Değerlendirme

01 August 2025 12 dk okuma 3 sayfa
Yazı Boyutu:
Sayfa 3 / 3

Fakat bunlar arasında “birliktelik/vahdet” erdeminin Filistin duyarlılığını israf etmeme açısından önemli bir yeri olduğunu belirtmemiz gerekiyor. Filistin; gerek mezhep temelinde, gerek kavmiyet temelinde gerekse hizip temelinde yürütülen ayrımcılıkları boşa çıkarmak için önümüze konulmuş ilahi bir fırsattır. Mezhep ayrımı yapmadan, kavmiyet ayrımı yapmadan ve  hatta  din ayrımı yapmadan Filistin davası ekseninde buluşabiliriz. Bunun çok büyük bir bereketi olacaktır. Şüphesiz Allah’ın hesabını bizler bilemeyiz ama benim anladığım kadarıyla Filistin hakkındaki ilahi hesap herkesi bu projeye dahil olmaya yöneltiyor. Aksa Tufanı’yla birlikte daha da görünür olan yeni denklem de bunu gösteriyor. Gazze’de Filistin Halk Kurtuluş Cephesi (FHKC) ve İslami Cihad gibi sol ve İslamcı ideolojilere sahip direniş örgütleri bir araya gelirken, Kuzey’de Şii Hizbullah, Yemen’de Zeydi (ve Şafii) Ensarullah Filistin direnişinin öncü hareketi Sünni HAMAS’la aynı cephede aynı düşmana karşı mücadele etmektedir. Şimdi bu mücadelenin bayrağı yavaş yavaş Batılı ülkelerde de -düşünce düzeyinde de olsa- dalgalanmaya başlamıştır.

Diğer taraftan Filistin duyarlılığının sonuç alıcı bir yönteme sahip olması gerekmektedir. Bu noktada kitap, dergi, arşiv çalışmaları ve akademik çalışmalar gibi Filistin bilincini arttıran “düşünce temelli” çalışmalar; marş, ezgi, tiyatro, şiir vb. gibi “duygu temelli” çalışmalar ve protestolar gibi “eylem temelli” çalışmaların hepsine ihtiyaç vardır. Burada özellikle eylem temelli çabaların soyut ve afaki değil, somut taleplere dayanması önemlidir. Aksa Tufanı sürecinde “ticaretin kesilmesi” gibi somut bir taleple yürütülen eylemlerin siyasi irade üzerinde etkili olduğunu ve sonuç alındığını gördük. Yine İsrail ve İsrail’le ilişkili şirketlerin ürünlerinin boykot edilmesinde de giderek yaygınlaşan bir bilincin yerleştiğini gözlemliyoruz.

Bunlarla birlikte somut ve sahih taleplere halel getiren yaklaşımlara mesafeli duran bir tutum ayrıca önem taşımaktadır. Burada bir noktayı da ifade etmekte fayda var: Her sosyal ve siyasal hareket sahaya çıktığında gerek söylem düzeyinde gerekse eylem düzeyinde bazı yanlışlar yapabilir. Önemli olan bu yanlışlardan da öğrenmektir. Bu yanlışları içeride bir krize dönüştürmeden bir öğrenme fırsatına dönüştürebilirsek Filistin duyarlılığı daha da olgunlaşacaktır.

*

Alptekin Dursunoğlu Kayıp Direniş kitabında “Siyonistlerin Programı Arapların Programsızlığı” başlığı altında Filistin’in kaybedilmesinin temel sebeplerinden biri olarak Siyonistlerin belirli bir program çerçevesinde hareket etmesini, buna karşılık ise Arapların ve İslam dünyasının buna karşı koyacak bir plan ve programdan yoksun olmasını gösterir. “Çünkü program yapmak kolektif bir akıl ve kolektif bir liderlik gerektiriyordu” diyen Dursunoğlu, “Kendilerine ait bir programı olmayan Araplar kendilerine ait yurdun tamamını kaybetme ihtimaliyle karşılaşınca İngiltere’nin Mac-Donald Planı’na tutundular” tespitini yapar (s.363-364).

Gerçekten de “Filistin davamız” dememize rağmen yaklaşık bir yüzyıldır Batılıların sunduğu plan ve programlarla İslam dünyasının hareket etmiş olması başlı başına sorgulamamız gereken bir durumdur. Bugün bile hâlâ “İki Devletli Çözüm” gibi İsrail işgalini onaylayan programlara tevessül edilmesi trajiktir.

Ancak direniş cephesinin kendine özgü felsefesi, ahlakı ve yöntemiyle ortaya koyduğu Aksa Tufanı Filistin dostlarının önüne sahih bir yol açmıştır. Bu yol büyük emeklerin, uzun ve meşakkatli bir çabanın, çok değerli tecrübelerin, yüce fedakarlıkların ve şehitlerin bu uğurda verdikleri kanların sonucunda açılmıştır. Bize düşen bu yolu genişletmek, tahkim etmek, korumak ve yılmadan bu yolda yürümektedir.

Şüphesiz ki bu yolun sonu Mescid-i Aksa’ya çıkacaktır. Bu yolun sonu, Filistin’in özgürlüğüne çıkacaktır. Bu yolun sonunda doğunun ve Batının muztazaf haklarıyla ellerimiz buluşacaktır. Çünkü direniş cephesi aynı zamanda insanlık cephesidir.

[1] https://enerji.gov.tr/haber-detay?id=21174
[2]
 https://www.bbc.com/turkce/haberler-dunya-60672177

Önceki Sayfa 1 2 3 Sonraki Sayfa

Bu Yazıyı Paylaş

İlgili Yayınlar