Gerçekten de “Filistin davamız” dememize rağmen yaklaşık bir yüzyıldır Batılıların sunduğu plan ve programlarla İslam dünyasının hareket etmiş olması başlı başına sorgulamamız gereken bir durumdur. Bugün bile hâlâ “İki Devletli Çözüm” gibi İsrail işgalini onaylayan programlara tevessül edilmesi trajiktir.
Ancak direniş cephesinin kendine özgü felsefesi, ahlakı ve yöntemiyle ortaya koyduğu Aksa Tufanı Filistin dostlarının önüne sahih bir yol açmıştır. Bu yol büyük emeklerin, uzun ve meşakkatli bir çabanın, çok değerli tecrübelerin, yüce fedakarlıkların ve şehitlerin bu uğurda verdikleri kanların sonucunda açılmıştır. Bize düşen bu yolu genişletmek, tahkim etmek, korumak ve yılmadan bu yolda yürümektedir.
Şüphesiz ki bu yolun sonu Mescid-i Aksa’ya çıkacaktır. Bu yolun sonu, Filistin’in özgürlüğüne çıkacaktır. Bu yolun sonunda doğunun ve Batının muztazaf haklarıyla ellerimiz buluşacaktır. Çünkü direniş cephesi aynı zamanda insanlık cephesidir.
[1] https://enerji.gov.tr/haber-detay?id=21174
[2] https://www.bbc.com/turkce/haberler-dunya-60672177