Bu ders, arkadaşlık ve diğer tüm insani ilişkilerde sınırları bilmenin (haddini bilmek), krizleri ve hayal kırıklıklarını önlemedeki önemini anlatmaktadır. Dersin temel fikri, samimiyetin, güvenin ve beklentinin bir sınırı olması gerektiğidir.
1. Sınırların Belirlenmesi
Hayatımızdaki her şeyin (gelir, harcama, ilişkiler) bir sınırı vardır. Samimiyetin de bir sınırı olmalıdır. Bu sınırı biz değil, hak ve hakikat belirler:
Dini Kurallar: İbadetlerin zamanı, biçimi gibi konulardaki sınırlar din tarafından belirlenir.
Vicdan: Dinin yazılı kurallarının dışındaki bazı sınırları ise Allah''ın yarattığı bireysel veya toplumsal vicdan belirler.
2. Haddini Bilmek
İnsan masum olmadığı için hata yapabilir. Bu gerçeği kabul eden herkes, çevresindeki herkese (eş, dost, anne, baba, çocuk) hata yapma payı vermek zorundadır. Haddini bilmek, Mevlana''nın dediği gibi, hakkı bilmek ve haddi bilmekten ibarettir.
Had aşıldığı zaman üç büyük hataya düşülür:
Haddinden fazla samimiyet
Haddinden fazla güven
Haddinden fazla beklenti
Bu üç hatanın önündeki en büyük engel ve sınır, saygıdır.
3. Samimiyet, Güven ve Beklenti Sınırları
A. Saygı Sınırı (Samimiyetin Sınırı):
Samimiyet, saygının ötesine geçtiği an haddi aşmaya ve laçkalığa dönüşür.
Samimi arkadaşın evde bir ev sahibi gibi davranması haddi aşmaktır. Saygı, misafire ikram etmeyi gerektirir.
Saygı, aşktan ve sevgiden daha değerlidir, çünkü saygıda had bilinir. Aşk ise genellikle hadsizliktir. Saygı çerçevesinde aşk korunabilir ama aşkla saygı korunamaz.
B. Güven Sınırı (Kayıt Altına Almak):
Haddinden fazla güven, hata doğurur. Kur''an, borç alınıp verildiğinde bunu kayıt altına almayı emreder.
Borç isteyen birinden belge istemek, güvensizlik değil; tam tersine, ilişkiyi korumak için güveni kayıt altına almaktır.
C. Çıkarcılık Sınırı (Beklenti Sınırı):
Beklenti, çoğu zaman bencillik ve çıkarcılık içerir (`Ben geldiğimde bana çay versin,` vb.).
Beklenti, karşı tarafın gücü ve kapasitesi (maddi, manevi, bilgi, basiret) kadardır. Haddini aşan bir beklenti karşılanmadığında hayal kırıklığı ve kriz oluşur.
İnsan, kendisi için ne istiyorsa arkadaşı için onu istemeli, kendisi için istemediği şeyi de onun için istememelidir (Empati).
4. Nimetleri Normalleştirmemek
İnsanlar, sahip oldukları nimetlerin (görme, duyma, yürüme, aile, gelir) normalleşmesi sonucu değerini kaybeder. Bunun yerine, olmayan şeyler yüzünden mutsuz olunur ve böylece had aşılmış olur.
Allah''ın verdiği nimetlerin kıymetini bilmek ve mutluluğu buna bağlamak gerekir. Sahip olmadığımız şeyler için dertlenmek haddi aşmaktır; çünkü bize hak olsaydı, Allah o nimeti verirdi. Mutluluğun sırrı, iradeyi Allah''a vermek ve O''nun irade ettiğini kendi iradesi olarak kabul etmektir.