Bu ders, İmam Ali''nin hutbe, mektup ve hikmetli sözlerinden oluşan eşsiz bir eser olan Nehcü’l-Belâğa''nın bir şaheser olma boyutunu incelemektedir.
1. Nehcü’l-Belağa''nın Bir Şaheser Olması ve Yazarını Yansıtması
Bir şaheser, aynı zamanda yazarının (İmam Ali''nin) karakterini, iç dünyasını ve hayat felsefesini yansıtır.
Bir insanın sözlerinde sürekli umut, karamsarlık veya şikayet gibi duyguların bulunması, o kişinin aynı zamanda iç dünyasını ve karakterini yansıttığını gösterir.
Bu bağlamda Nehcü’l-Belağa, İmam Ali''nin karakterinin ve derinliğinin bir özetidir.
2. Nehcü’l-Belağa''nın Çok Boyutlu İçeriği
Nehcü’l-Belağa çok boyutlu bir şaheserdir.
Eser, akait (inançlar) ve tevhitten (Allah''ın birliği) bahsederken, hem fesahat (düzgün ve açık konuşma) ve belagatı (güzel söz söyleme sanatı) korumakta hem de tevhidin en zirvesini anlatabilme yeteneğine sahiptir.
3. Aklın ve Beynin Sürekli Egzersiz Yapmasının Önemi
Beyin, sürekli egzersiz yapmaya devam eden bir yapıya benzetilir; tıpkı sürekli kullanılan bir nesnenin sağlam kalması gibi, beyin sürekli egzersiz yapıyorsa anlama kabiliyeti de yüksek olur.
Egzersiz yapılmadığı takdirde beyin bir süre sonra donar ve esnekliğini kaybettiği için yeni bilgileri alamaz ve işleyemez.
4. İmam Ali''nin Konuları Anlatmadaki Derinliği
İmam Ali, konuları derinlemesine ve kimsenin görmediği veya göremediği detaylarla anlatır.
Örneğin, siyaset ve bazı canlıları (yarasa gibi) anlatırken, onları sanki mikroskop altına alıp inceliyormuş gibi detaylı ve ustaca tasvir eder.
İmam Ali''nin Allah''ı anlatımının derinliği o kadar fazladır ki, bir alim bu anlatıma istinaden, `Eğer Allah bir insan gibi yeryüzüne gelir ve 40 yıl bununla arkadaşlık edersen, ancak bu kadar anlatabilirsin` demiştir.