Anasayfa Dersler İslam Tarihi 1 | Ferman Kızmaz 3. Ders: Arapların Karekter ve Psikolojileri

3. Ders: Arapların Karekter ve Psikolojileri

İslam öncesi Arap toplumunun karakter, sosyal psikoloji ve kültürel yapısı, coğrafi şartların ve göçebe hayatın şekillendirdiği kendine özgü bir yapı arz eder. Ders kapsamında öne çıkan başlıklar şunlardır:

Arapların Karakter ve Psikolojisi

  • Zıt Vasıfların Bir Arada Bulunması: Cahiliye dönemi Arap karakteri, birbirine zıt özelliklerin harmanlandığı bir yapıdadır. Bir taraftan zorbalık, çapulculuk ve güvenilmezlik görülürken; diğer taraftan misafirperverlik, cömertlik ve verilen söze sadakat gibi asil sıfatlar son derece yaygındır.

  • Zorlu Hayat Şartlarının Etkisi: Gayrimeşru görülen bazı eylemlerin (hırsızlık, başkasının malına el koyma vb.) toplumda takdir edilen birer `keramet` haline gelmesinin sebebi, çöl hayatının getirdiği şiddetli ihtiyaç ve hayatta kalma mücadelesidir.

  • Kabilecilik ve Özgürlük Tutkusu: Araplarda baskın bir kabilecilik anlayışı vardır. Bu durum, başka bir gücün boyunduruğu altına girmeme ve kısıtlanmama yönünde güçlü bir bireysel ve toplumsal özgürlük anlayışını beraberinde getirmiştir.

Cehalet, Hurafeler ve Bilim İddiası

  • Okuma Yazma Oranı: Peygamber Efendimiz’in (s.a.a) gelişi döneminde Mekke’de okuma yazma bilenlerin sayısı 20’yi geçmiyordu. Eğitim sadece aristokrat ve üst sınıf ailelerle sınırlıydı.

  • Sözlü Edebiyat ve Hurafeler: Yazılı bir kültürün yokluğu, bilginin `sineden sineye` yani kulaktan kulağa aktarılmasına neden olmuştur. Bu durum, hayal gücüyle üretilen hurafelerin ve yanlış bilgilerin toplumda kökleşmesine yol açmıştır.

  • Bilim ve Sanat Yanılsaması: Astronomi, tıp ve soy bilgisi (neseb) gibi alanlarda büyük iddiaları olmasına rağmen, bu bilgiler genellikle hurafi unsurlarla doluydu. Örneğin tıptaki tedavi yöntemleri bilimsel temelden uzak, batıl inançlara dayalıydı.

Şiir ve Edebiyatın Gücü

  • Toplumsal Etki Aracı: Şiir, o dönemde bir kitle imha veya teşvik silahı gibi etkiliydi. Bir şairin tek bir şiiriyle kabileler savaşa tutuşabilir veya barış yapabilirdi. Özellikle savaşlarda şairlerin ve kadınların orduları tahrik etmede büyük rolleri vardı.

  • Ukaz Pazarları ve Muallakat-ı Seba: Ukaz gibi panayırlarda düzenlenen şiir yarışmaları sonucunda seçilen en iyi yedi şiir (Muallakat-ı Seba) Kabe’nin duvarına asılırdı. Kur’an-ı Kerim’in gelişiyle bu şiirlerin belagat ve fesahat (sözün açık ve etkili olması) yönünden hiçbir hükmü kalmamış, edebiyat zirveleri dahi Kur’an’ın karşısında eğilmiştir.

Komşu Medeniyetler ve Yahudi Etkisi

  • Kısıtlı İlişkiler: Coğrafi engeller (çöller ve dağlar) nedeniyle Roma ve Pers imparatorluklarıyla ilişkiler sadece kısıtlı ticari kervanlar aracılığıyla sağlanıyordu. Bu nedenle Arap toplumu devletleşme ve merkezi yönetim fikirlerinden uzaktı.

  • Yahudilerin Üstünlüğü: Medine bölgesine yerleşen Yahudiler; yazı, ticaret ve zenginlik (altın ve gümüş) avantajlarıyla Araplara karşı her alanda üstünlük kurmuşlardı. Yahudi hurafeleri, Arapların inanç dünyasına bu yolla sirayet etmişti.

İslam’dan Sonraki Dönüşüm

  • Cahiliye Kavramı: İslam’ın gelişiyle birlikte Araplar, geçmişteki durumlarının ne kadar karanlık olduğunu fark etmiş ve bu döneme `Cahiliye` adını kendileri vermişlerdir. İslam, bu göçebe ve dağınık toplumu disipline ederek ilim ve hikmetle tanıştırmıştır.