Köşe Yazıları

Hz. Hatice’nin Faziletleri ve Özellikleri | Musa Aydın

17 August 2026 16 dk okuma 4 sayfa
Yazı Boyutu:
Sayfa 2 / 4

* Kırk gün Hz. Hatice’den ayrılıp uzlete çekildiğinde Ammâr Yasir vasıtasıyla Hz. Hatice’ye şu mesajı gönderdi Allah Resulü (s.a.a):

ان‌ الله‌ عز وجل‌ لیباهی‌ بک‌ کرام‌ ملائکته‌ کل‌ یوم‌ مرارا.

“Ey Hatice, hiç şüphesiz Allah Azze ve Celle her gün defalarca üstün meleklerine seninle iftihar eder!” (Keşfü’l-Ğumme, c. 2, s. 72)

* Hz. Hatice Resulullah’ın diğer zevcelerine nazaran her açıdan artıları var. Çünkü hiçbirisi onun çektiği sıkıntıları çekmemiş ve onun yaptığı fedakarlıkları yapmamıştır.

* Hz. Hatice ilklerin şahsiyetidir. Her zaman her konuda ilkleri başaranlar herkesten farklı ve daha üstün bir makam ve mevkiye sahip olurlar. Hz. Ali ile birlikte ilk iman eden, onunla ilk namaz kılan kişidir. Yine Resulullah’ı Hz. Ebu Talip ile birlikte ilk himaye eden kimsedir. Nitekim Allah Resulü hayatının son anlarında Hz. Fatıma’nın perişan halini görünce ona söylediği teselli sözlerinin bir yerinde şöyle buyurmuştur: “Ey Fatıma, mutlu ol; bu ümmetin içinden (eşin) Ali ve annen Hatice Allah’a ve Resulü’ne ilk iman eden kimselerdir!” (Bihârü’l-Envâr, c. 22, s. 502)

* Hz. Hatice cahiliyet zamanında “Tahira ve Seyyidetu Nisai Kureyş” olarak anılıyordu! İlerde o makam ve dereceye ulaşacağının mayası ve cilveleri ta o zamandan beri onun vücudunda kendini göstermekteydi.

* İmam Hüseyin ve İmam Zeynelâbidin (a.s) okudukları hutbede Hz. Hatice’nin evladı olduklarına iftihar ediyorlardı. “Enebnu Haticete’l-Kübra”…

* Genelde Hz. Hatice’ye on bir imamın annesi deniyor. Halbuki bir açıdan 12 imamın annesi sayılır. Çünkü Hz. Ali de çocuk yaşta Resulullah’ın talim ve terbiyesi ve kefaleti altına girdiği için aslında ona da annelik yapmıştır. Nitekim Hz. Ali (a.s) da bir şiirinde Hz. Hatice’ye anne diye hitap etmektedir. (Divânu Emiri’l-Müminin Ali (a.s), s. 359)

Hz. Ali’nin annesi de Resulullah’a annelik yapmıştır. Vefat ettiğinde Hz. Ali (a.s) annesinin vefat haberini ona verdiğinde “Ya Ali o senin annen olduğu gibi benim de annemdi.” buyurdu. Defninde gösterdiği özel ilgiyi gören Ammar bunun nedenini sorunca verdiği uzun cevabın bir bölümünde şöyle buyurdu: “Ey Ammar! O benden böyle bir davranışa layıktı. Zira onun Ebu Talip’ten birçok evladı vardı. Onların malı da fazlaydı, ama bizim malımız azdı; fakat buna rağmen onları aç bıraktığı halde beni doyururdu; onları çıplak bıraktığı halde beni giydirirdi. Onları kirli bıraktığı halde beni temizler, yağlardı.” (Şeyh SAdûk, el-Emâli, s. 258)

* Bir gün Resulullah’ın eşlerinden birisi Hz. Fatıma’ya karşı bazı açılardan övünmeye çalışırken, bunu gören Allah Resulü (s.a.a) şöyle buyurdu:

او ما علمت‌ ان‌ الله‌ اصطفی‌ آدم‌ و نوحا و آل‌ابراهیم‌ و آل‌عمران‌ و علیا و الحسن‌ و الحسین‌ و حمزه‌ و جعفرا و فاطمة‌ و خدیجة‌ علی‌العالمین‌.

“Bilmez misin şüphesiz Allah Adem’i, Nuh’u, İbrahim ve İmran soyunu ve Ali’yi, Hasan’ı, Hüseyn’i, Hamza’yı, Cafer’i (erkeklerden), Fatma’yı ve Hatice’yi (kadınlardan) seçti.” (Bihârü’l-Envâr, c. 37, s. 63)

* Mutaffifin suresinin 28. Ayetinde şöyle buyurmaktadır:

عَيْناً يَشْرَبُ بِهَا الْمُقَرَّبُونَؕ ﴿٢٨﴾

“(Tesnim) öyle bir pınardır ki ondan ancak mukarrepler (Allah’a en yakın kullar) içerler.”

Allah Resulü (s.a.a) bu ayetin tefsirinde şöyle buyurmuştur:

المقربون‌ السابقون‌؛ رسول‌ الله‌، و علی ‌بن‌ ابیطالب‌ و الائمة‌، فاطمة‌ و خدیجة‌.

“Allah’a en yakın mukarrepler ve (bütün hayırlarda) önde gidenler (bu ümmetin içinden) Resulullah, Ali b. Ebitalib, (masum) imamlar, Fatıma ve Hatice’dir.” (Mecmeü’l-Beyân, c. 10, s. 320)

Bu Yazıyı Paylaş

İlgili Yayınlar