Köşe Yazıları

Her Gün Aşura, Her Yer Kerbela | Doç. Dr. Ahmet Yeşil

07 August 2026 5 dk okuma 2 sayfa
Yazı Boyutu:
Sayfa 1 / 2

Her Gün Aşura, Her Yer Kerbela
Hz. Hüseyin (a.s.) ve beraberindeki Ehl-i Beyt'i ve yaranı, hicrî 61 yılında Âşûrâ günü Kerbelâ’da şehit edildi. İslâm âlemi asırlardır bu büyük musibetin hüznünü yaşıyor; yas tutuyor, matem tutuyor.

Birçoğumuz içimizden, “Keşke o gün yaşasaydık da Yezid’e ve Yezidilere karşı biz de İmam Hüseyin’in (a.s.) yanında yer alsaydık.” diye geçiriyoruz. Oysa İmam’ın yanında olmak için Kerbelâ’da yaşamış olmaya gerek yoktur. Nitekim bu hakikati veciz bir şekilde ifade eden söz şöyledir:

"Her gün Âşûrâ, her yer Kerbelâ."

Çünkü hak ile batılın mücadelesi bitmemiştir. Yezid sadece tarihte kalmış bir isim değildir. Dün olduğu gibi bugün de Yezidler vardır. Resûl-i Ekrem’in getirdiği hak dine savaş açanlar bugün de vardır.

Bugün İran’da, Irak’ta, Filistin’de, Lübnan’da, Yemen’de ve dünyanın birçok yerinde hak ile batılın mücadelesi devam etmektedir. İşte asıl mesele de budur:

Bugünün mazlumunun yanında durabildik mi?

Bugünün Ali Asgarlarının, Rübablarının, Ali Ekberlerinin, Rukiyyelerinin safında yer alabildik mi?

Elimizle, dilimizle, malımızla, mülkümüzle, imkânlarımızla ve gerektiğinde evlatlarımızla; tıpkı İmam Hüseyin'in (a.s.) hak uğrunda feda ettiği gibi fedakârlık gösterebildik mi?

Kerbelâ’da yaşamadık diye hayıflanmaya gerek yok...

Kerbelâ’yı kaçırdık diye üzülmeye gerek yok...

Çünkü sınav hâlâ devam ediyor.

Meydan hâlâ kurulmuş durumda.

Mazlum hâlâ yardım bekliyor.

Hak ile batılın savaşı hâlâ sürüyor.

Sözü uzatmaya gerek yok;

İşte meydan...

İşte Kerbelâ...

İşte Âşûrâ...

Ve işte Hüseyin'in (a.s.) safında yer alma fırsatı...

***

Direnişin Kalesi Çökermi Sandınız?

Direnişin Kalesinin Öyle Kolayca Teslim Olacağını mı Zannediyordun?

Direnişin kalesi…

O kale ki, yalnız taş ve toprak değil; iradenin, sabrın, inancın ta kendisidir.

O kale ki, saldırılarla yıkılamaz, kuşatmalarla eğilemez, tehditlerle sarsılamaz.

ABD ve İsrail’in hesapları boşunaydı; “hızlı çöküş” bekleyenler, kendi arzularını sahaya okudular, sahaya değil.

Gazze’de enkazların arasından yeniden doğan Hamas,

Lübnan’da kayıplarına rağmen diz çökmeyen Hizbullah,

Yemen’de kuşatmalar altında bile geri adım atmayan Ensarullah...

Hiçbiri klasik anlamda mağlup olmadı.

Hiçbiri diz çökmedi.

Hiçbiri ruhunu teslim etmedi.

Çünkü onlar için savaş, sadece cephede kazanılan bir mücadele değil;

Savaş, sabrın imtihanı, sürekliliğin sınavı, bedel ödemeden zaferin anlamsızlığıdır.

Ve bedel ödenmeden kazanılmış bir zafer, onlara göre sadece bir hayaldir, bir kuruntudur, bir gölge.

İşte bu çok katmanlı direnişin kalesi,

İran, yıllar boyunca ambargolarla kuşatılmış, tehditlerle sınanmış, doğrudan saldırılarla test edilmiş,

Ama her defasında yeniden ayağa kalkmayı öğrenmiş bir irade…

O irade ki, heyhat minez zille (Zillet bizden uzaktır),

İmam Hüseyin’in Kerbela’daki direnişinin simgesel şiarıyla yoğrulmuştur.

“Eğer kanım ile ayakta duracaksa, ceddim Muhammed’in Dini, durmayın, kılıçlar doğrayın beni.”

Bu şiar, Kerbela’dan süzülen direniş felsefesidir;

Gerektiğinde kendi evladını Allah yolunda kurban eden Hz. İbrahim’in ruhundan ilham almıştır;

Gerektiğinde savaş meydanına oğlunu süsleyerek gönderen annelerden,

Ve her kaybı, direnişi güçlendiren bir ders olarak alan bir tarihî bilinçten beslenir.

Direnişin kalesini yıkacağını düşünenler yanıldı.

Direnişin kalesi, sahadaki kayıplardan güç alır;

Direnişin kalesi, tehditlerden yılmaz;

Direnişin kalesi, bedel ödemekten korkmaz;

Direnişin kalesi, sabırla, inançla, imanla örülmüştür.

Ve unutmayın:

Direnişin kalesi, kolayca düşmez.

Direnişin kalesi, sadece taş ve toprak değildir.

Direnişin kalesi, ruhların ve erlerin ördüğü, bedel ödemekten çekinmeyenlerin kalbidir.

O kaleyi küçümseyenler, sadece kendi hayallerinde yenilmişlerdir.

O kaleyi küçümseyenler, sadece kendi hesaplarında çökmüştür.

O kaleyi küçümseyenler, sahadaki gerçeği, sabrı ve bedeli asla anlamamıştır.

Direnişin kalesinin öyle kolayca teslim olacağını mı sandınız?

Hayır…

Önceki Sayfa 1 2 Sonraki Sayfa

Bu Yazıyı Paylaş

İlgili Yayınlar