Düşünce

Kant ve Hace Tusî’nin Ahlakî Eğitim Görüşlerinin Karşılaştırması

01 August 2025 27 dk okuma 7 sayfa
Yazı Boyutu:
Sayfa 2 / 7

Bu şekilde Kant’a göre “arı akıl” veya mutlak akıl hem de önceki şekle göre, ahlakî davranışların temel kaynağıdır. Kant’ın ahlakî görüşü, normatif kuramlar dengindedir ki bu ve benzeri kuramlar, ahlakî konuların temelleri hakkında bir anlayış vermeye çalışmakta ve onu oluşturan parçaları ayırmaya çabalamaktadır. Belki de Kant’ın ahlak görüşü, bu görüşlerin en yaygın olanıdır.[6]

Kant “ahlakî kuralları” beyan ederken kendisi doğru olanı doğru olmayan şeylerden ayırarak “mutlak emre” işaret etmekte ve onu “zihinsel kural” şeklinde açıklamaktadır. “Ben, istediğim her zaman düşünsel kural davranışlarım kanuna dönüşünceye kadar hiçbir zaman özel bir davranış sergilemeyeceğim.”[7]

Kant’a göre ahlakî görevi eyleme dönüştürme gerekliliği, ahlakî kurala saygıdan dolayıdır. O ahlakî kuralları emir telakki etmekte ve o kurallara uymamayı uyanık bir vicdanın kabullenemeyeceğini söylemektedir. Kant bu kuralları uygulamanın, insanın tabiatından kaynaklanmadığını ve sadece ahlakî kurallara saygıdan dolayı eyleme döküldüğünü kabul etmektedir.

Holmes’un (1998) çıkardığı sonuç şudur: Kant’ın ahlaka bu tarz yönelişi, bir tür batınî yöneliştir; neticeye dönük ahlak bulgularına yönelik olan sonuç odaklı yaklaşımlarla karşılaştırınca, ahlakî davranışlarda niyete önem vermektedir. Holmes’a göre, Kant odaklı yönelişte, ahlakî kuralları belirlemede duygulara ve hatta başka bir merkeze –ister insan olsun ister Allah- özel bir önem verilmemektedir.[8]

Norman (1998), Kant’ın ahlakını bir tür “şahıslara saygı” ahlakı görmekte ve onu Kant zamanının Hristiyan ahlak ortamına itiraz kabul etmektedir.[9]

Hace Nasiruddin Tusî, bazılarının ahlak ilmi konusunda Farsça yazılmış en kapsamlı eser olarak gördükleri “Ahlak-ı Nasırî” kitabında, ahlakın mahiyeti hakkında kendi görüşlerini beyan etmektedir.

“Bu tür bir ilim, onda başlangıç olduğundan ilimdir. Bil ki insan nefsinin ahlakı ne şekilde iktisap ettiği onun iradesiyle gerçekleşen güzel ve övülmüş amellere bağlıdır. O halde, bu ilmin konusu insan nefsidir. Bundan dolayı ondan sadır olacak amellerin güzelliği ve övülmüşlüğü veya çirkinliği ve yerilmişliği insanın iradesine bağlıdır. Böyle olduğu için, ilk önce insan nefsinin ne olduğu, onun amaç ve kemalinin neyde olduğu ve onun kuvvetlerinin neler olduğu bilinmelidir. Zira bunlarla amel edecektir ve kemali ve isteği bunlarla gerçekleşecektir.”[10]

Böylece anlaşılıyor ki, insan nefsi, beğenilen veya beğenilmeyen davranışlar kendisinden sadır olması hasebiyle ahlak ilminin konusudur. Beğenilen bir hareketin, insanın natıka (akıl) kuvvetinden kaynaklandığı açıktır. Şeyh Tusî’ye göre her ne kadar ahlak ilminin kaynağının çoğu insan tabiatından kaynaklansa da, birinci olarak bu ilmin çok geniş olması, ikinci olarak da insanların durumuna faydası olması nedeniyle kaynağının tümünü tabiat ilminde aramak mümkün değildir.

Şeyh Tusî ardından, daha önce “Eflatun’un Cumhuriyeti” kitabında nefsanî kuvvetler unvanıyla tanımlanan “şeheviyye/şehvet”, “gazabiyye/gazap” ve “natıkiyye/akıl” kuvvetlerine işaret ederek, bu üç kuvveti insanda ahlakî davranışların ve eserlerin kaynağı bilmekte, şeheviyye ve gazabiyye kuvvetlerinin insan ve hayvanın ortak kuvvetleri olduğunu ve sadece natıkiyye kuvvetinin insana özgü bir kuvvet olduğunu beyan etmektedir.[11] Şeyh Tusî insanın terbiye edilebilme özelliğine de inanmaktadır. İnsan fıtratında kemale ve aşağılığa yönelme birlikte bulunmaktadır ve bireyin aşağılık olmaya yönelmesini engelleyen güç bu eğitim gücüdür; eğitim gücü insanı kemale ve saadete doğru rehberlik etmektedir.

Şeyh Tusî ahlakı, değişebilen bir meleke[12] kabul etmekte ve değişim nedeninin de eğitim olduğunu söylemektedir. Ona göre alışkanlık, ikinci bir tabiat gibi çalışmaktadır. Yani bireyin ilk tabiatının ikinci tabiata dönüşmesidir. Ahlakın nefsani melekesinin varlık sebebini iki şey kabul etmektedir; ilki tabiat, diğeri alışkanlık. Alışkanlığı da ahlakın şekillenmesinde çok önemli bir etken olarak görmektedir.[13]

Bu Yazıyı Paylaş

İlgili Yayınlar