Gündem

Kum Havzası’nın Yeniden Kuruluşunun 100. Yıldönümü Bildirisi

01 August 2025 46 dk okuma 11 sayfa
Yazı Boyutu:
Sayfa 9 / 11

5 – İslâm’ın Evrensel Mesajındaki Medenî Yenilikler

Bu, havzadan beklenen en önemli beklentidir. Ve belki de iddialı ve hayalci/idealist bir beklenti olarak da telakki edilebilir. H. Ş. 1342’de Feyziye Medresesi’ne düzenlenen saldırıdan sonraki o tarihi gecede, merhum İmam’ın yatsı namazından sonra evinde, korkmuş küçük bir öğrenci grubuna hitap ederken söylemiş olduğu, “Onlar gidecek (gidici), siz kalacaksınız (kalıcısınız)” şeklindeki yüce ifadesi, belki de bazılarımız tarafından fazla iddialı ve hayal ürünü bir düşünce olarak değerlendirildi. Ancak zaman imanın, sabrın ve tevekkülün engellerle dolu bir dağı ortadan kaldırabileceğini ve düşmanların ilâhî sünnet karşısındaki komplolarının etkisiz olduğunu gösterdi. “İslâm medeniyetini kurmak” inkılâbın en yüce dünyevi hedefidir. Yani o, bilimin, teknolojinin, insanî ve doğal kaynakların, bütün insanî kabiliyet ve ilerlemelerin, hükümetin, siyasetin, askeri gücün ve insanlığın emrinde olan her şeyin sosyal adalet ve genel refahın hizmetinde kullanıldığı, sınıfsal uçurumların/ayrımcılıkların azaltıldığı, manevi eğitimin, bilimsel ilerlemenin, tabiat bilgisinin arttığı ve inancın günden güne kuvvetlendiği bir medeniyettir.

İslâm medeniyeti tevhid esasına dayanır ve onun bireysel, toplumsal ve manevi boyutları vardır. İnsana cinsiyet, renk, dil, etnik köken veya coğrafya temelinde değil, insanlık temelinde saygı gösterilmesi esasına dayanır. Adalete ve onun örneklerine ve boyutlarına dayanır. İnsanın çeşitli alanlarda özgürlüğüne dayanır. Cihadın gerekli olduğu her alanda genel bir mücadeleye dayanır. İslâm medeniyeti, bugünkü materyalist medeniyetin tam tersidir. Materyalist medeniyet sömürgecilikle, toprakları ilhakla, zayıf ulusları aşağılamakla, yerli halkları topluca katletmekle, bilimi başkalarını bastırmak/ezmek için kullanmakla, zulümle, yalanlarla, sınıf ayrımları yaratmakla ve zorbalıkla başladı ve yozlaşmanın, ahlâkî ilkelerden sapmanın ve cinsel ahlâksızlığın da buna dâhil olmasıyla, giderek büyüdü. Bugün Batı ülkelerinde ve onların takipçilerinde bu çarpık yapının apaçık ve eksiksiz örneklerini görüyoruz: Servet zirvelerinin yanı başında yoksulluk ve açlık vadileri, güç hırsına kapılmış kimselerin zorbalığa uğrayabilecek herkese yaptığı zorbalıklar, bilimi toplu katliamlarda kullanmak, cinsel yozlaşmayı ta ailelere, çocuklara ve dahi bebeklere kadar taşımak, Gazze ve Filistin gibi örneklerde şahit olunan eşi benzeri görülmemiş zulüm ve vahşet, başkalarının işlerine karışmak için savaş çıkarma tehdidinde bulunmak ve son dönemlerde Amerikalı devlet adamlarının davranışları gibi numuneler.

Bu batıl medeniyetin gidici olduğu açıktır ve gidecektir de. Bu, yaratılışın kesin kanunudur: “Şüphesiz ki, batıl yok olucudur.[3]Sel, üste çıkan köpük ve çerçöpü yüklenip götürdü.[4] Bugünkü görevimiz, ilk olarak bu batılın ortadan kalkmasına yardım etmek, ikinci olarak, düşünce ve eylemle elimizden geldiğince alternatif bir medeniyet kurmaktır. “Başkaları yapamadı, o halde biz de yapamayız” demek bir yanılsamadır. Başkaları inançla, hesapla ve azimle hareket ettikleri her yerde başarılı olmuş ve kazanmışlardır. Bunun en açık örneği de, gözlerimizin önündeki İslâm Cumhuriyeti İnkılâbı’dır.

Bu mücadelede katlanılması gereken zararlar, kayıplar ve darbeler vardır. Bu durumda zafer kesin olacaktır. Hz. Peygamber (s.a.a), geceleyin gizlice Mekke’den çıkıp putperestlerin oluşturduğu halkayı kırarak bir mağaraya saklanmış, lakin sekiz yıl sonra şeref ve izzetle/zaferle Mekke’ye girerek Kâbe’yi putlardan, Mekke’yi ise putperestlerden temizlemiştir. Süregelen bu sekiz yıl boyunca hesapsız acılar çekmiş, Hamza gibi dostlarını kaybetmiş; ancak [neticede] galip gelmiştir.

Baskıcı ve yalancı egemen güçlerin küresel koalisyonuna karşı sekiz yıl sürdürmüş olduğumuz Kutsal Savunma’mız da bunun bir başka örneğidir. Başlangıçtaki bu sıkıntıları göğüsleyen büyük ve verimli Kum İlim Havzası da bugün gözlerinizin önünde bir örnektir ve [biliniz ki] bunun daha birçok örneği var.

Bu Yazıyı Paylaş

İlgili Yayınlar