Gündem

Kum Havzası’nın Yeniden Kuruluşunun 100. Yıldönümü Bildirisi

01 August 2025 46 dk okuma 11 sayfa
Yazı Boyutu:
Sayfa 8 / 11

4 – Sosyal Sistemlerin Doğuşunu Ve Açıklayan Merkez

Ülkeler ve toplumlar bütün sosyal yönleriyle, belirli sistemler tarafından yönetilirler. Ülkenin yönetim ve egemenlik biçimi (istibdat, istişare vd.), yargı sistemi, uyuşmazlık ve ihlâllerde, hukuki ve cezaî konularda hakemlik, ekonomik ve mali sistem, para, iş, aile sistemi vb. hepsi bir ülkenin sosyal yönleri arasında yer alır ve dünya toplumlarında çeşitli biçimlerde ve farklı sistemler çerçevesinde yönetilir. Kuşkusuz bu sistemlerin her biri, ister düşünürlerin zihinlerinden isterse yerel gelenek ve alışkanlıklardan doğmuş olsun, entelektüel bir temele dayanmaktadır. İslâmî bir yönetimde bu esas ve kuralın, doğal olarak İslâm’dan ve onun sahih metinlerinden alınması ve yönetim sisteminin de (toplumu yönetme biçiminin) bunlardan çıkarılması gerekir. Şiî fıkhı, (yargı gibi bazı bölümler hariç) bu görevi yeterince ele almamış olsa da, Kitap ve Sünnet’ten türetilen kapsamlı fıkıh kuralları ve tali başlıkların yardımıyla, toplumu yönetmek için çeşitli sistemler tasarlamada gerekli yeterliliğe sahiptir. Hükümetin menşei konusunda merhum İmam’ın Necef sürgünü sırasında “velâyet-i fakih” hakkında yaptığı olağanüstü çalışma mübarek bir başlangıç olmuş ve havzalı âlimlere (bu konuyu) araştırmanın yolunu açmıştır. İslâm Cumhuriyeti’nin kurulmasından sonra bu görüş ve pratiğin çeşitli yönleri ortaya çıkmıştır. Ne yazık ki bu çalışma, ülkenin birçok sisteminde başarısız ve düzensiz bir şekilde kalmıştır. Bu boşluğu havzanın doldurması gerekir. Bu, ilim havzasının kesin görevlerinden sayılmaktadır. Bugün İslâmî sistemin egemenliği ve istikrarı ile birlikte fakihin ve fakihliğin vazifesi ağırlaşmıştır. Bugün artık fakihliği merhum İmam’ın ifadesiyle, tıpkı bilinçsiz kimselerin yaptığı gibi bireysel ve ibadî hükümlere gark olmak olarak kabul edemeyiz. Ümmet inşa edici fıkıh, ibadî hükümlerin ve bireysel vazifelerin boyutlarıyla sınırlı değildir.

Havzanın Dünyadaki Güncel Bilgilerden Haberdar Olması Ve Sosyal Sistemleri Düzenlemede Üniversitelerle İş Birliği Yapması Gerekliliği

Elbette toplumsal sistemler tasarlamak ve düzenlemek için ilim havzasının bu sistemler hakkındaki günümüz bulgularına yeterince aşina olması gerekir. Bu aşinalık, fakihin, bu bulguların doğruluğunu ve/ya yanlışlığını ortaya koymasına, Kitap ve Sünnet’in ıstılah ve referanslarını kullanabilecek kadar donanımlı bir akla sahip olmasına ve toplumun İslâm düşüncesine dayalı olarak tam ve kapsamlı bir şekilde yönetimi için gerekli sosyal sistemlerin yapısını tasarlamasına imkân verecektir. Havzanın yanı sıra ülkenin üniversitelerinin de bu alanda bir yetkisi ve sorumluluğu bulunmaktadır. Bu, havza ile üniversiteler arasında işbirliği yapılabilecek alanlardan biri olabilir. Üniversitenin en büyük görevi, dünyada insanî bilimler alanındaki yönetim ve halk sistemlerine ilişkin yaygın görüşlerin doğruluğunu ve/ya yanlışlığını bilimsel, eleştirel ve sorgulayıcı bir bakış açısıyla saptamak ve dinsel düşüncenin içeriğini havzayla işbirliği yaparak uygun formatlarda ortaya koymaktır.

Bu Yazıyı Paylaş

İlgili Yayınlar