Bu ders, İmam Sadık''ın (a.s) Unvan-ı Basri hadisi üzerinden ilmin nasıl bir nura ve hakiki marifete dönüşebileceği üzerine derin bir tefekkür sunmaktadır. Üstad Yusuf Tazegün, ilmin getirdiği sorumlulukları, `âbid` ile `abd` (kul) arasındaki farkları ve olaylara Allah''ın nazarıyla bakabilmenin (marifetin) insana kazandırdığı o muazzam iç huzuru anlatmaktadır.
1. Nimetin Nikmete (Afete) Dönüşmesi: İlmin Tehlikesi
Her nimetin içinde gizli bir imtihan vardır. Allah''ın verdiği bir nimet (örneğin para veya ilim), kişiyi cennete götürüyorsa `nimet`, kibre sokup cehenneme sürüklüyorsa `nikmet` (afet/ceza) olur.
İlim Talebesinin Sorumluluğu: İlim, peygamberlerin mesleğidir ve en büyük nimettir. İlim öğrenen ve amel eden kişi, peygamberlere komşu olacak derecededir. Ancak bu ilim; kibre, başkalarına üstünlük taslamaya veya dünyevi çıkarlara alet edilirse, en tehlikeli `nikmete` dönüşür.
Hicap Olan İlim: Eğer bir ilim, kişiyi Allah''a ulaştırmıyor, sadece dilde kalıyorsa, o ilim sahibini Allah''tan uzaklaştıran en kalın `hicap` (perde) olur. Cehennemde en şiddetli azabı görenler, ilmiyle insanları yoldan çıkaranlar olacaktır.
2. Nur Olan İlim ve Marifet
İmam Sadık (a.s), `İlim öğrenmekle elde edilmez. İlim bir nurdur ve Allah onu ancak hidayet etmek istediği kulun kalbine yerleştirir` buyurmuştur.
Sıradan İlim: Fıkıh, tefsir, akait gibi usuli ilimleri inançsız (kafir) bir insan bile okuyup öğrenebilir ve başkalarına anlatabilir. Bu, kalıcı olan ve kabirde işe yarayacak olan ilim değildir.
Nur Olan İlim (Marifet): Gerçek ilim, Allah''ı tanımak (marifet) ve O''nun nuruna ulaşmaktır. `Allah, yerlerin ve göklerin nurudur.` Allah''ın zâtını, sıfatlarını ve fiillerini dilde saymak değil, kalple tasdik edip O''nda fâni olmaktır. Allah bu nuru sadece belli şartları yerine getirenlere nasip eder.
3. Yaratılış Gayesi: Âbid Olmak mı, Kul (Abd) Olmak mı?
Zariyat Suresi 56. ayette `Ben cinleri ve insanları, ancak bana kulluk etsinler diye yarattım` buyrulur.
Araç ve Hedef: Kulluk (ibadet etmek) nihai hedef değil, aracı hedeftir. İnsan nasıl sırf çalışmak için çalışmaz, maaş almak için çalışırsa; ibadet de sırf ibadet etmek için değil, `Marifete` (Allah''ı tanımaya) ulaşmak için yapılır.
Âbid ve Abd Farkı: * Âbid (İbadet Eden): Dışarıdan bakıldığında namaz kılan, oruç tutan ama bilinci ve gayesi tam oturmamış kişidir.
Abd (Kul): Tüm varlığıyla sadece `Allah benden ne istiyor?` sorusunun peşinde koşan, İmam Sadık''ın (a.s) belirttiği hakiki kulluk şartlarını sağlayan kişidir.
4. Marifet, Hayret ve Aşk Döngüsü
Allah''ı hakkıyla tanımanın (marifetin) doğal bir sonucu olarak insan hayrete düşer.
Hayreti Çoğaltmak: Peygamber Efendimiz''in (s.a.a) `Allah''ım hayretimi çoğalt` duası çok manidardır. Bizler doğa olaylarına, bedenimize, gökyüzündeki okyanus misali bulutların tane tane yağmur oluşuna alıştığımız için hayretimizi kaybettik. Oysa basiret gözüyle bakan biri, kâinattaki bu muazzam işleyişe hayran kalır.
Aşk ve Fâni Olmak: Marifet (tanımak) hayranlığı getirir. Hayranlık ise muhabbeti (aşkı) doğurur. Kişi aşık olduğunda, sevdiğinin hiçbir kusurunu görmez (Mecnun''un Leyla''ya baktığı göz gibi). Kul da Allah''ta fâni olduğunda, kâinatta hiçbir çirkinlik göremez.
5. Allah''ın Gözüyle Bakmak: Fiilde Tevhit
Kulluğun zirvesi, olayları Allah''ın nazarıyla değerlendirebilmektir. Kudsî hadiste `Kulum farzları yapar, haramlardan kaçınırsa, Ben onun gören gözü, duyan kulağı olurum` buyrulmuştur.
Musibetteki Güzelliği Görmek: Bir insanın bacağı kesildiğinde çocuk bunu bir zulüm ve felaket olarak görürken, baba (veya doktor) bunun hayat kurtaran güzel bir işlem olduğunu bilir. Aynen bunun gibi, başımıza gelen hastalıklar, kayıplar veya felaketler zahiren çirkin görünse de, fiilde tevhide (her işin Allah''tan geldiğine ve bir hikmeti olduğuna) inanan bir kul için her şey güzeldir. (Derste anlatılan yatalak olan ama kollarını da kaybettiğinde isyan etmek yerine `Allah artık beni yormak istemiyor, başkalarını bana hizmet etmeleri için görevlendirdi` diyerek şükreden âlimin kıssası bu teslimiyetin en güzel örneğidir.)
6. Nur Olan İlme Ulaşmanın 3 Şartı ve Dua Silahı
İmam Sadık (a.s) nur olan bilgiye ulaşmak için şu üç şartı sıralar:
Kulluğun Hakikatini Hedeflemek: Sadece cenneti istemek veya cehennemden kaçmak değil, nihai hedef olarak sırf Allah''ı ve O''nun rızasını istemek.
Öğrenilen İlme Amel Etmek: İlim sadece ezberlemek için değil, yaşamak için öğrenilmelidir. Aksi takdirde perde (hicap) olur.
Dua ve Tevessül Etmek: Sınırsız olan Allah''a, kendi sınırlı gücümüzle ulaşamayız. Kendi acziyetimizi bilip, `Allah''ım beni beğenmiyorsan, kaderimi/halimi sen değiştir` diyerek (Hafız Şirazi''nin beytindeki gibi) dua ve Ehlibeyt''e tevessül silahına sarılmalıyız. İmkansızı imkanlı kılacak tek güç O''dur.