Bu ders, İmam Sadık''ın (a.s) Unvan-ı Basri''ye verdiği altın değerindeki nasihatlerin devamını konu almaktadır. Üstad Yusuf Tazegün, zahiri ilimler ile hakiki (nur olan) ilim arasındaki farkı, insanın yaratılış gayesini ve Allah''a ulaşmanın önündeki engelleri derinlemesine analiz etmektedir. Ders, `Bilmek ile olmak` arasındaki büyük farkı `Ateş` metaforu üzerinden çarpıcı bir şekilde ortaya koymaktadır.
1. Bekleyişteki Edep ve Musalla Kültürü
Unvan-ı Basri, İmam Sadık (a.s) tarafından reddedilmesine rağmen vazgeçmez, Peygamberimizin kabrinde dua eder ve İmam''ın evine gider.
Musalla Kavramı: Yardımcı, `İmam musallasında ibadetle meşguldür` der. İmamların evlerinde her zaman sadece ibadete ayrılmış özel bir oda (musalla) bulunurdu. Günümüzde de evlerimizin bir köşesinin sadece seccade, Kur''an ve duaya ayrılmış olması (televizyon, resim, süs eşyası gibi dikkat dağıtıcılardan uzak olması) namazdaki odaklanma (huşu) sorununu çözmek için çok önemlidir. Bir mekanda sürekli ibadet edildiğinde oranın maneviyatı değişir; nitekim ölmek üzere olan (muhtezar) birinin kendi namaz kıldığı yere götürülmesi, can vermesini kolaylaştıran bir sünnettir.
Misafiri Rahatlatma Adabı: İmam Sadık (a.s), Unvan-ı Basri''yi içeri aldığında ilk işi ona dua etmek (`Otur, Allah seni bağışlasın`) ve künyesini sormak olur. Bir misafiri kendi sevdiği konulardan konuşturmak, ismiyle/künyesiyle hitap ederek ona değer vermek peygamberi bir ahlaktır. `Mümin hep susar` düşüncesi her zaman doğru değildir; misafiri rahatlatmak ve güzel bir bağ kurmak için konuşmak elzemdir.
2. Yaratılışın Asıl Gayesi: Ne İçin Buradayız?
İmam Sadık''ın (a.s) o vurucu cümlesi: `İlim sadece öğrenmekle (veya çok okumakla) elde edilmez.`
Aracı Hedef Yapmak: Bizler namaz kılmak, oruç tutmak veya ciltlerce tefsir kitabı yazmak için yaratılmadık. Bütün bu ibadetler ve ilimler birer araçtır.
Tek Bir Hedef: Yaratılışın tek gayesi, Allah''ı tanımak (marifet), O''nu sevmek, O''nu kalp gözüyle müşahede etmek ve O''nda fâni olmaktır. Cennete gitmek veya cehennemden kurtulmak bile nihai hedef olamaz; çünkü Allah, cennetten de cehennemden kurtulmaktan da daha büyüktür ve asıl hedeflenmesi gereken O''nun rızasıdır.
3. Husuli İlim vs. Huzuri İlim (Ateş Metaforu)
Derste bilgi teorisi üzerinden iki farklı ilim tanımlanır:
Husuli İlim (Bilgi Seviyesi): Akıl ve beş duyu organıyla elde edilen öğrenilmiş bilgidir. Kitaplardan okunan fıkıh, tefsir, akait böyledir. Bunu inançlı biri de ateist biri de aynı şekilde öğrenebilir. Bu ilim `İlmü''l-Yakîn`dir; sadece kafadaki bir bilgidir. (Örneğin: Ateşin yaktığını kitaplardan okumak.)
Huzuri İlim (Şuhud Seviyesi): İç dünyada, tüm benlikle hissedilen bilgidir. Açlık, susuzluk, sevgi ve nefret gibi; dışarıdan değil, içeriden yaşanır. Hedefimiz Allah''ı `Husuli` değil `Huzuri` olarak bilmektir.
Ateşin Üç Hali:
İlmü''l-Yakin: Ateşi uzaktan anlatılanlardan bilmek (Sadece bilmek).
Aynü''l-Yakin: Ateşi gözle görmek (Şahit olmak).
Hakkü''l-Yakin: Ateşin içine düşüp onda yanmak (Gerçekliğine ulaşmak).
Karıncanın Tanrısı: İmam Bakır''ın (a.s) uyardığı gibi, karıncalar mükemmelliği kendi `antenlerinde` buldukları için Allah''ın da iki devasa anteni olduğunu zannederler. İnsan da Allah''ı sadece kendi aklının sınırlarıyla (husuli bilgiyle) algılamaya çalışırsa, karınca gibi eksik bir algıya düşer. Gerçek ilim, Allah''ı kalpteki `nur` ile hissetmektir.
4. Nur Olan İlme Ulaşmanın Üç Şartı
İmam Sadık (a.s), `İlim bir nurdur, Allah onu hidayet etmek istediği kulun kalbine yerleştirir` buyurduktan sonra bu nura ulaşmanın 3 adımını açıklar:
Kulluğun Hakikatini Hedeflemek: `Benim telefonum, benim evladım, benim ibadetim` diyen bir zihin henüz kulluğun hakikatine ermemiştir. Çünkü gerçek kulun hiçbir mülkü yoktur. Mesele sadece abid (çok ibadet eden) olmak değil, bilinçli bir kul olmaktır.
Öğrenilen İlme Amel Etmek: Bilgiyi kalpte nura dönüştüren kimya, ameldir. İki rekat sabah namazının faziletini bilmek yetmez, o namazı kılmak şarttır. Amelsiz ilim, kabirde ve mahşerde kişiyi terk eder.
İdrak Etmek İçin Dua Etmek: İdrak (tamamen inanmak ve içselleştirmek), insanın kendi çabasıyla değil, ancak Allah''ın nasip etmesiyle mümkündür. Bunun için pes etmeden tevessül ve dua edilmelidir.
Sonraki Dersin İpucu: Unvan-ı Basri, `Peki ey İmam, bu ''Kulluğun Hakikati'' dediğiniz şey tam olarak nedir?` diye sorar ve İmam Sadık (a.s), bir sonraki derste işlenecek olan ve insanın dünyayla/mülkiyetle ilişkisini kökten değiştiren o meşhur üç maddeyi açıklar.