Anasayfa Dersler Unvan-ı Basri Hadisinin Şerhi | Yusuf Tazegün 1. Ders: İlahi İlmin Şartı:Velayet

1. Ders: İlahi İlmin Şartı:Velayet

Bu ders, İslam irfanında ve ahlakında kilit bir metin olan İmam Sadık''ın (a.s) `Unvan-ı Basri Hadisi`nin giriş ve şerhini kapsamaktadır. Üstad Yusuf Tazegün, ilim talipleri için bir başucu rehberi niteliğindeki bu hadis üzerinden, ilahi marifete ulaşmanın şartlarını, siyasi duruşun ibadete etkisini, tevessülün önemini ve gerçek rızık kavramını derinlemesine analiz etmektedir.

 

1. Maneviyat Yolculuğunda Hadislerin Hiyerarşisi

Hakikat yolcusu için her hadisin yeri ve zamanı farklıdır:

  • Eğitim Sıralaması: Miraç Hadisi, manevi eğitimin `üniversite` seviyesindeki en üst düzey ders kitabı gibidir. Ancak bu seviyeye çıkabilmek için `ilkokul ve ortaokul` hükmünde olan temel eğitimleri almak gerekir.

  • Temel Metinler: Bu temel metinlerin ilki Unvan-ı Basri Hadisi, ikincisi ise Peygamber Efendimiz''in (s.a.a) Ebuzer''e nasihatleridir. İlahi ilmi ve marifeti isteyen herkes, ama özellikle ilim talebesi, bu metinleri defalarca okumalı ve içselleştirmelidir.

  • Büyük Alimlerin Vasiyeti: Merhum Allame Tabatabai ve Merhum Ayetullah Kadı gibi büyük irfan üstadları, talebelerine bu hadisi her hafta en az bir kere okumalarını, hatta ceplerinde taşımalarını şart koşmuşlardır. Bu hadise amel edilmezse, öğrenilen ilim kişiyi Allah''a yaklaştırmak yerine, O''ndan uzaklaştıran bir `hicap` (perde) olur.

 

2. Unvan-ı Basri''nin Arayışı ve İmam''ın Şartları

94 yaşında, Maliki mezhebinin kurucusu Malik bin Enes''in önde gelen öğrencilerinden olan Unvan-ı Basri, İmam Sadık (a.s) Medine''ye gelince O''ndan özel ders almak ister. İmam, onu ilk başta iki temel nedenden dolayı reddeder:

  • Velayet ve Siyasi Duruş (Birinci Şart): İmam Sadık, `Ben devletin (Emevi/Abbasi rejiminin) gözetimi altındayım` diyerek aslında büyük bir siyasi mesaj verir. Unvan-ı Basri, tağut rejimiyle arası iyi olan Malik''in öğrencisidir ve dolaylı olarak o rejime rıza göstermektedir. İmam''ın mesajı şudur: Zalim devletleri ve tağutları kalben veya fiilen destekleyen bir kişi, aynı zamanda Ehlibeyt''in ilmine ve Allah''ın marifetine gerçek anlamda sahip olamaz. Hem tağuta rahmet okuyup hem İmam Hüseyin meclisinde olmak kişiyi Allah''ın has kulu yapmaz.

  • Plan, Program ve Zikir (İkinci Şart): İmam, `Benim gece ve gündüz belli virtlerim (zikirlerim) var` buyurur. Bu, ilim talebesine şu mesajı verir: Plansız ve programsız bir şekilde, sadece kuru bilgi öğrenerek Allah''a ulaşılamaz. İlmin yanında mutlaka ibadet, teheccüd ve zikir vakitleri olmalıdır.

 

3. Reddedilmenin Eğitici Gücü ve Nefis Muhasebesi

İmam''ın reddetmesi, Unvan-ı Basri için bir testtir:

  • Suçu Kendinde Arama Erdemi: Unvan-ı Basri, kibirlenip `İmam beni kaybetti` demek yerine, hemen `Ben ne hata yaptım? İmam bende bir hayır görseydi beni reddetmezdi` diyerek nefsini kınar. Kibir ve gurur yerine tevazuyu seçer.

  • İlk Günahın Tehlikesi: Kişi ilk hatasında (veya reddedilişinde) suçu başkasında ararsa, bu peşi sıra yüzlerce günahı (riya, yalan, kalp kırma vb.) getirir. Unvan-ı Basri, hatayı kendinde görerek bu şeytani döngüyü kırmıştır.

  • İlahi İlmin Değeri (Yakse ve Yakîn): Herkes her yerde zahiri ilim öğrenebilir. Ancak `marifet ilmi` ucuz değildir. Ayetullah Behçet''in bir talebeyi 30 gün boyunca kapıdan çevirip sonra kabul etmesi örneğinde olduğu gibi; gerçekten ilahi derdine derman arayan kişi, kapıdan kovulsa da eşikten ayrılmaz.

 

4. Gerçek Rızık Algısı

Unvan-ı Basri, Mescid-i Nebevi''ye gidip iki rekat namaz kılar ve Allah''tan `İmam Sadık''ın kalbini kendisine yumuşatmasını ve ilminden bir parçayı kendisine rızık olarak vermesini` diler.

  • Maddi ve Manevi Rızık: Toplumda rızık sadece para, ev veya araba olarak algılanır. Oysa bunlar Allah''ın herkese (inanana da inanmayana da) verdiği şeylerdir.

  • En Büyük Rızık: Gerçek rızık; ilim öğrenmektir. İlmi öğrendikten sonra amel edebilmek bir rızıktır. Hak yolu bulmak, bir Allah dostunun, üstadın sohbetine nail olmak en büyük rızıktır. Allah, bu özel rızkı sadece bedel ödeyenlere ve yürekten isteyenlere verir.

 

5. Tevessül ve Hediyeleşmenin Sırrı

Manevi yolda tek başına yürünmez, mutlaka bir rehbere ve aracıya (vesileye) ihtiyaç vardır:

  • Peygamber''e Tevessül: Günahlarımız doğrudan Allah''tan istememize engel olabilir. Ancak Allah''ın sevdiği elçisi olan Peygamber Efendimiz (s.a.a) vasıtasıyla edilen dualar geri çevrilmez. Tevessülü inkar etmek, şeytanın Hz. Adem''e secde etmeyi reddetmesindeki gibi gizli bir kibrin göstergesidir.

  • Hediyeleşme Mantığı: Üstad, günlük olarak en az iki sayfa Kur''an-ı Kerim okuyup (anlamıyla düşünerek) Peygamberimize (s.a.a) hediye etmeyi tavsiye eder. Peygamberimizin bizim Kur''an okumamıza ihtiyacı yoktur; ancak bu hediye, `Ya Resulallah, seni unutmadım, seni seviyorum` demektir.

  • Karşılık Bulma: Peygamberimiz (s.a.a) kendisine sunulan bu hediyeye (Kur''an ve salavat) karşılık olarak bize dua eder. Peygamberin duasını alan bir gencin Allah yolunda ilerlememesi ve marifete ulaşmaması mümkün değildir.