Ey aziz can, bil ki latiflik Allah’ın “Latîf” isminden bir tecellidir. Allah kuluna rızkı bazen görünmeyen yollardan ulaştırır; kalbine bazen sessizce ilham bırakır; onu bazen fark etmediği tehlikelerden incelikle korur. Kul da bu isimden nasip alınca ağırlaşmaz, kabalaşmaz, incitmez. Varlığıyla ortamı daraltmaz; bilakis ferahlatır.
Bir insanın yanında insanlar rahat nefes alıyorsa, onda rahmetten bir iz vardır. Bir insanın yanında herkes kendini savunmak zorunda kalıyorsa, orada nefsin gölgesi ağırdır. Bir insan konuşunca kalpler Allah’a yaklaşıyorsa, o söz latiftir. Bir insan konuşunca herkes eziliyor, utanıyor, kırılıyor, öfkeleniyorsa, o söz doğru bile olsa letafetten yoksundur.
Şunu unutmayalım: Kalp kırmak kolaydır; kalp yapmak velilerin işidir. Bağırmak kolaydır; susmak erlerin işidir. Haklı çıkmak kolaydır; gönül almak Allah dostlarının işidir. İnsanı yenmek kolaydır; nefsi yenmek gerçek cihaddır.
Kalp kırıp da Hakk’a varılmaz azizim,
Gönül yıkan yolda nur bulamaz.
Bir “ah” düşerse mazlumun içine,
Bin zikir çeksen de kapı açılmaz azizim.
Latif ol; su gibi, seher gibi, dua gibi,
Bir yaraya merhem ol, bir kalbe sükûn.
Çünkü Allah’ın dostları gürültüyle değil,
İncitmeden geçtikleri gönüllerle tanınır.
