Sonuç olarak Schleiermacher, dini modern eleştiriler karşısında savunmak isterken onun içsel ve tecrübî boyutunu güçlü biçimde öne çıkarmış; fakat dini yalnızca duyguya indirgediği için dinin bütünlüğünü zayıflatmıştır. Onun yaklaşımı, dinin derunî yönünü anlamak bakımından önemlidir; ancak dinin cevherini belirleme konusunda yeterli değildir. Çünkü dinin cevheri, sadece bireysel ve yorumlanamaz bir his değil; inanç, bilgi, ibadet, ahlak, irade ve hayat tarzı içinde tezahür eden kapsamlı bir hakikattir. Bu nedenle din, ne yalnızca akla ne yalnızca ahlaka ne de yalnızca duyguya indirgenebilir. Sahih bir din anlayışı, bütün bu boyutları bir arada gören dengeli ve bütüncül bir yaklaşımı gerektirir.