Ey Ebuzer! Sürekli insanların ayıplarını arayan, onları yersiz öven, kınayan ve onlarla gereksiz tartışmalara (cedel) giren biri olma.
Ey Ebuzer! Güzel ve temiz söz sadakadır. Namaz için attığın her adım da sadakadır.
Ey Ebuzer! Her kim Allah’a davet edene icabet eder ve Allah’ın mescitlerini güzel bir şekilde imar ederse, Allah katında onun mükâfatı cennettir.
Ebuzer diyor ki: Şöyle arz ettim: `Babam anam sana feda olsun ey Allah’ın Resulü! Allah’ın mescitleri nasıl imar edilir?`
Allah Resulü (s.a.a) şöyle buyurdular: `Mescitlerde ses yükseltilmez, batıl işlere dalınmaz ve alışveriş yapılmaz. Mescitte olduğun müddetçe boş işleri terk et. Eğer böyle yapmazsan, kıyamet gününde sakın kendinden başkasını kınama.`
Ey Ebuzer! Kuşkusuz Yüce Allah, mescitte oturduğun müddetçe aldığın her nefes karşılığında sana cennette bir derece verir; melekler sana salavat gönderir; senin için her nefesinin karşılığında on iyilik yazılır ve senden on kötülük silinir.
Ey Ebuzer! Şu ayetin hangi durum hakkında indiğini biliyor musun?
`Ey iman edenler! Sabredin; (düşman karşısında) sebat gösterin; (cihat için) hazırlıklı ve uyanık bulunun ve Allah''tan sakının ki kurtuluşa erişebilesiniz.` Arz ettim: `Hayır, babam anam sana feda olsun.`
Şöyle buyurdular: `Bir namazdan sonra (diğer) namazı beklemek hakkında inmiştir.`
Ey Ebuzer! Zor şartlarda (soğuk havada olduğu gibi) abdesti kâmil ve güzel bir şekilde almak, (günahların) kefaretlerindendir. Mescide çok gidip gelmek de sizin için ayette geçen “ribat”tır (cihat için hazırlıklı ve uyanık bulunmaktır).
Ey Ebuzer! Mübarek ve Yüce olan Allah şöyle buyuruyor: `Kuşkusuz kullarım içerisinde bana en sevimli olanlar, benim için birbirlerini seven kimselerdir. Onların kalpleri mescitlere bağlıdır ve onlar seher vakitlerinde istiğfar edenlerdir. Onlar öyle kimselerdir ki, yeryüzü ehli için bir azap irade ettiğimde onları hatırlarım ve o azabı onlardan kaldırırım.`
Ey Ebuzer! Üç durum dışında mescitte oturmak boştur: Namaz kılanın Kur''an okuması, Allah’ı zikretmek ve ilim hakkında soru sormak.
Ey Ebuzer! Takvaya, amelden çok daha fazla önem ver. Çünkü takva ile yapılan bir amel az sayılamaz. Kabul olan bir amel nasıl az olabilir ki? Aziz ve Celil olan Allah şöyle buyuruyor: `Allah (ameli) ancak ve ancak takva sahiplerinden kabul eder.` [2]
Ey Ebuzer! Bir insan, ortağın kendi ortağını hesaba çekmesinden daha sıkı bir şekilde kendi nefsini hesaba çekmedikçe takva sahiplerinden olamaz. Neticede yediğinin, içtiğinin ve giydiğinin nereden geldiğini bilmelidir. Helalden midir yoksa haramdan mı?
Ey Ebuzer! Malı nereden kazandığı umurunda olmayan kimsenin, Aziz ve Celil olan Allah’ın da onu hangi kapıdan cehenneme sokacağı umurunda olmaz.
Ey Ebuzer! Kim insanların en değerlisi olmak istiyorsa, Aziz ve Celil olan Allah’tan sakınsın.
Ey Ebuzer! İçinizden, senası Yüce olan Allah’a en sevimli olanınız, O’nu en çok zikredeninizdir; Allah katında en değerliniz, O’ndan en çok sakınanınızdır; Allah’ın azabından en çabuk kurtulanınız da O’ndan en şiddetli korkanınızdır.
Ey Ebuzer! Kuşkusuz takva sahipleri, (haram olup olmadığından) şüpheye düşmemek için genelde sakıncası olmayan şeylerden bile kaçınan kimselerdir.
Ey Ebuzer! Her kim Allah’a itaat ederse, namazı, orucu ve Kur''an tilaveti az olsa bile kuşkusuz Allah’ı zikretmiş sayılır.
Ey Ebuzer! Dinin aslı (kökü) vera (şüpheli şeylerden ve günahlardan kaçınma) ve başı da itaattir.
Ey Ebuzer! Günahlardan kaçınan biri ol ki insanların en çok ibadet edeni olasın. Sizin dininizin en hayırlı kısmı, günahlardan ve şüpheli şeylerden kaçınmaktır.
Ey Ebuzer! İlmin fazileti, ibadetin faziletinden daha hayırlıdır. Bil ki sizler beliniz bükülünceye kadar namaz kılsanız ve çöp gibi kalıncaya kadar oruç tutsanız dahi, bu ancak günahlardan kaçınmanızla birlikte size fayda sağlar.
Ey Ebuzer! Dünyada vera ve züht ehli olanlar, gerçekten de Allah’ın evliya (dost) kullarıdırlar.
Ey Ebuzer! Her kim kıyamet günü şu üç şeyi kendisiyle birlikte getirmezse, kuşkusuz hüsrana uğramıştır.
Ebuzer diyor: `O üç şey nedir, babam anam sana feda olsun?`