Ey Ebuzer! Allah’tan hayâ et. Kuşkusuz ben, canım kudret elinde olan Allah’a yemin olsun ki, tuvalete her gittiğimde başımı örtüyorum ve benimle birlikte olan iki melekten utanıyorum.
Ey Ebuzer! Cennete girmeyi istiyor musun?
Arz ettim: `Evet, babam sana feda olsun.`
Şöyle buyurdu: `Arzunu kısalt, ölümü her zaman iki gözünün önünde tut ve Allah’tan hakkıyla hayâ et.`
Ebuzer diyor ki: `Şöyle arz ettim: Ey Allah’ın Resulü! Hepimiz Allah’tan hayâ ediyoruz.`
Şöyle buyurdu: `O hayâ değildir. Gerçek manada Allah’tan hayâ etmek; kabirleri ve oradaki çürümeyi, karnını ve onun içindekileri, başını ve onun barındırdıklarını unutmamaktır. Her kim ahiret yüceliğini isterse, dünya ziynetini terk etmelidir. Eğer böyle olursan, Allah’ın vilayetine (dostluğuna) ulaşmış olursun.`
Ey Ebuzer! Yemek için bir miktar tuz ne kadar yeterliyse, iyilikle birlikte olan dua da o kadar yeterlidir.
Ey Ebuzer! Amelsiz dua eden kimse, yaysız ok atan kimse gibidir.
Ey Ebuzer! Kuşkusuz Allah, kulun salih olmasıyla onun evlatlarını ve evlatlarının evlatlarını da salih kılar. O, kulun evini ve evinin etrafındakileri de o kul onların içinde olduğu müddetçe korur.
Ey Ebuzer! Kuşkusuz Aziz ve Celil olan Rabbin, üç kişi ile meleklere karşı övünür:
(Birincisi), ıssız bir çölde ezan okuyan, daha sonra da kamet getirip namaz kılan kimse ile meleklere karşı övünür. Rabbin meleklere şöyle buyurur: `Benim kuluma bakınız, namaz kılıyor ve benden başkası onu görmüyor.` Sonra yetmiş bin melek iner, onun arkasında namaz kılarlar ve ertesi güne kadar onun için istiğfar ederler.
(İkincisi), gece kalkıp tek başına namaz kılan, secde eden ve sonra da secde halinde uykuya dalan kimse ile Allah meleklerine karşı övünür. Yüce Allah şöyle buyurur: `Benim kuluma bakınız, onun ruhu benim yanımdadır, cesedi ise secde halindedir.`
(Üçüncüsü), cihat meydanında yoldaşları kaçmış olmasına rağmen ayakları sabit olarak cihada devam eden ve sonunda da şehit düşen kimse ile Allah meleklerine karşı övünür.
Ey Ebuzer! Herhangi bir insan yeryüzünün bir noktasına alnını koyup secde ederse, o nokta kıyamet gününde onun için mutlaka şahitlik eder. Ve yine eğer bir topluluk bir yerde konaklarsa, o yer onlara ya salavat gönderir ya da lanet eder.
Ey Ebuzer! Hiçbir sabah ve akşam yoktur ki yerin bazı noktaları diğerlerine şöyle nida etmesin: `Ey komşum! Bugün senin üzerinde Yüce Allah zikredildi mi ya da bir kul sana alnını koyup Allah için secde etti mi?` Bazıları evet der, bazıları da hayır. Evet diyen kendisiyle övünür, sevinir ve kendisini komşusuna karşı üstün görür.
Ey Ebuzer! Eğer bir genç, dünyayı ve dünyanın boş heveslerini terk eder, gençliğini Allah’a itaatle geçirir ve bu hal üzere ihtiyarlarsa, Allah ona yetmiş iki sıddıkın mükâfatını verir.
Ey Ebuzer! Gafiller içerisinde Allah’ı zikreden kişi, cihattan kaçanlar içerisinde cihat eden kimse gibidir.
Ey Ebuzer! Salih bir kimseyle oturmak, yalnızlıktan daha hayırlıdır; yalnızlık ise kötü bir kimseyle oturmaktan daha hayırlıdır. Hayırlı bir şeyi dile getirmek, susmaktan daha hayırlıdır; susmak ise kötü bir şeyi söylemekten daha hayırlıdır.
Ey Ebuzer! Mümin olmayan biriyle yoldaşlık etme. Yemeğini takva sahibi olmayanlara yedirme, sen de fasık kimselerin yemeğini yeme.
Ey Ebuzer! Allah yolunda sevdiğin kimseye yemeğini yedir ve seni Aziz ve Celil olan Allah yolunda seven kimsenin yemeğini ye.
Ey Ebuzer! Kuşkusuz Aziz ve Celil olan Allah, konuşan herkesin dilinin yanındadır (ne dediğini bilir). O halde insan Allah’tan sakınmalı ve ne konuştuğuna dikkat etmelidir.
Ey Ebuzer! Gereksiz sözleri terk et. Sözden, ihtiyacını giderecek kadarı sana yeter.
Ey Ebuzer! Bir insana yalan olarak, her duyduğunu (başkalarına) söylemesi yeter.
Ey Ebuzer! Hiçbir şey uzun süreli olarak hapsedilmeye dilden daha çok müstahak değildir.
Ey Ebuzer! Yaşlı bir Müslüman’a, Kur''an’ı bilip onunla amel edene ve adil bir idareciye saygı göstermek, Yüce Allah’ı yüceltmek kabilindendir.
Ey Ebuzer! Kulun ahlakı kötü olduğu müddetçe, Allah’tan uzaklığı sürekli artar.
Ey Ebuzer! Dilini korumayan kimse, hiçbir ameli yerine getirmemiştir (bütün salih amelleri boşa gitmiştir).