Kuran-Ehlibeyt

Peygamber Efendimizin Ebuzer''e Nasihatleri

30 March 2026 34 dk okuma 8 sayfa
Yazı Boyutu:
Sayfa 3 / 8

Ey Ebuzer! Bir mümin namaza durduğunda, Arş ile onun arasını kaplayan iyilik onun üzerine yağar ve Allah ona şöyle nida eden bir meleği görevlendirir: “Ey Âdemoğlu! Eğer namazda senin için nelerin olduğunu ve kiminle münacat ettiğini bilseydin, asla ondan ayrılmazdın.” 

Ey Ebuzer! Kıyamet gününde bayraktar olanların ne mutlu haline! Onlar bayrağı alırlar ve insanlardan önce cennete giderler. Bil ki onlar seher vakitlerinde ve diğer vakitlerde herkesten önce mescitlere gidenlerdir. 

Ey Ebuzer! Namaz dinin direğidir ve (Allah’ı anan) dil daha büyüktür. Sadaka günahları yok eder ve (insanlara faydalı olan) dil daha büyüktür. Oruç ateşe karşı bir kalkan ve siperdir ve (günahlardan korunan) dil daha büyüktür. Cihat şeref ve izzettir ve dil (ile yapılan cihat) daha büyüktür. 

Ey Ebuzer! Cennette derecelerin arası, yerle gök arası gibidir. Kul yukarı bakar ve neredeyse gözlerini kör edecek bir nur parlar. Şöyle der: “Bu nedir?” Ona şöyle söylenir: “O, senin falan kardeşinin nurudur.” O şöyle der: “Falan kardeşim mi? Biz onunla dünyada birlikte amel ederdik. Ne oldu da benden üstün kılındı?” Ona şöyle denir: “O, amel bakımından senden daha üstündü.” Daha sonra onun kalbine rıza duygusu yerleştirilir ve o da (kendi makamına) razı olur. 

Ey Ebuzer! Dünya, müminin zindanı ve kâfirin cennetidir. Mümin dünyada sabahı ancak hüzün içinde eder. Nasıl hüzünlenmesin ki? Şüphesiz senası yüce olan Allah, (günahkârların) cehenneme uğrayacağını bildirmiş, ancak oradan (hemen) çıkacağına dair (peşin) bir vaatte bulunmamıştır. Mümin; hastalıklar, musibetler ve acı olaylarla karşı karşıya kalır. Zulüm görür ama kimse ona yardım etmez. Bundan dolayı da Allah’tan sevap diler. Mümin, dünyadan ayrılıncaya kadar hüzünlüdür. Dünyadan ayrıldığında ise rahatlığa ve keramete kavuşur. 

Ey Ebuzer! Allah''a, uzun hüzün gibi (başka hiçbir şeyle) ibadet olunmamıştır. 

Ey Ebuzer! Her kime kendisini ağlatmayacak bir ilim verilmişse, şüphesiz ona faydası olmayan bir ilim verilmiştir. Zira Aziz ve Celil olan Allah, Kur''an’da âlimleri şöyle vasıflandırmıştır:

`Şu bir gerçek ki, bundan önce kendilerine ilim verilen kimselere o (Kur''an) okununca, derhal yüzüstü secdeye kapanırlar. Ve derlerdi ki: Rabbimizi tesbih ederiz. Rabbimizin vaadi mutlaka yerine getirilir. Ağlayarak yüzüstü yere kapanırlar. (Kur''an okumak) onların huşusunu artırır.` [1] 

Ey Ebuzer! Her kim ağlayabilirse ağlasın; ağlayamayan ise (en azından) kalbini hüzne aşina kılsın ve onu zorla da olsa ağlatsın. Zira katı kalp Allah’tan uzaktır ama onlar bunun şuurunda değildirler. 

Ey Ebuzer! Mübarek ve Yüce Allah şöyle buyuruyor: `Bir kul için iki korkuyu ve iki güveni bir araya getirmeyeceğim. Eğer dünyada benden emin (güvende) olursa kıyamet günü onu korkutacağım; eğer dünyada benden korkarsa, kıyamet gününde ona güven vereceğim.` 

Ey Ebuzer! Kıyamet gününde kula günahları sunulur ve o şöyle der: `Bilin ki ben (amelimin akıbetinden) korkardım.` Neticede bağışlanır. 

Ey Ebuzer! İnsan iyi bir amel işler, ona güvenerek küçük sayılan günahları işler ve sonunda Allah’ın huzuruna O''nun gazabını çekmiş bir halde gelir. Bir insan da kötü bir amel işler ama onun akıbetinden korku duyar. Böyle birisi de kıyamet günü güvende olduğu halde Allah’ın huzuruna çıkar. 

Ey Ebuzer! Bir kul günah işler ve o günah sebebiyle cennete gider.

Şöyle dedim: `Nasıl olur bu, babam anam sana feda olsun ey Allah’ın Resulü?`

Şöyle buyurdular: `O kimse o günahı sürekli gözlerinin önünde tutar, o günahtan kaçınarak Aziz ve Celil olan Allah’a tövbe eder. Ve sonunda da cennete gider.` 

Ey Ebuzer! Akıllı olan, kendi nefsini hesaba çekip terbiye eden ve ölümden sonrası için amel edendir. Aciz kimse ise nefsine ve nefsinin isteklerine uyduğu halde Aziz ve Celil olan Allah’tan beklentileri olan kimsedir. 

Ey Ebuzer! Bu ümmetten ilk olarak kaldırılacak olan sıfat, emanettarlık ve huşudur. Öyle ki artık huşu duyan tek bir kişi dahi görülemez. 

Bu Yazıyı Paylaş

İlgili Yayınlar