Düşünce

Uluslararası Fârâbî Konferansı İstanbul’da Gerçekleştirildi

21 October 2025 8 dk okuma 2 sayfa
Yazı Boyutu:
Sayfa 2 / 2
Elmustafa Üniversitesi’nden Doç. Dr. Muhammed Rıza Pur, sunumunda Farabi düşüncesinde “amel” (eylem) kavramını merkeze aldı. Filozofun nazarî bilginin eyleme dönüşmeden tamamlanamayacağını savunduğunu belirterek, bu yönüyle Farabi’nin “aktif bilgelik” anlayışına dikkat çekti.

Konferansın diğer oturumunda Prof. Dr. Ayşe Sıddıka Oktay, Fârâbî ile Kınalızâde Ali Çelebi’nin ahlâk merkezli medeniyet tasavvurlarını karşılaştırdı. Oktay, Fârâbî’nin şehir (Medine) hayatını erdemlerin olgunlaştığı zemin olarak gördüğünü ve medeniyetin temelini ahlâkın oluşturduğunu vurguladı.

Iğdır Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ali Yıldız Musahan, “Fârâbî’de İman–Ahlak İlişkisi” başlıklı sunumunda iman, bilgi ve ahlak arasındaki kurucu bağı ele aldı. Sovyetler Birliği döneminde “tanrısız eğitim” sisteminde yetiştiğini hatırlatarak konuşmasına başlayan Musahan, inançsız toplumların ahlaki temellerinin zayıfladığını vurguladı: “Eğer kutsal bir varlığa iman yoksa, ahlaki davranışın kaynağı da yoktur. Fârâbî’ye göre ahlakın menbaı imandır; fakat bu iman taklidî değil, bilgiyle beslenen bir imandır.”

Elmustafa Üniversitesi öğretim üyesi Doç. Dr. Rıza Azeriyan, “Faal Akıldan Adil Kanuna: Fârâbî’nin Felsefî-Hukukî Düşüncesi” başlıklı sunumunda Fârâbî’nin adalet ve meşruiyet anlayışını ele aldı. Azeriyan, “faal akıl” kavramının sadece metafizik değil, aynı zamanda siyasal düzenin de meşruiyet temeli olduğunu belirterek adaletin hem metafizik hem toplumsal boyutlarını açıkladı. Fârâbî’nin hukuk sisteminde adaletin “aklın rehberliğinde erdemli toplum” olarak somutlaştığını vurguladı.

Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi Felsefe Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Mustafa Çevik, konuşmasında Fârâbî’nin akıl ve erdem anlayışını modern felsefî danışmanlık pratiğiyle ilişkilendirdi. Çevik, Fârâbî’nin potansiyel–fiilî–müktesep akıl kavramlarını günümüz psikoterapi yöntemleriyle karşılaştırarak, “felsefî danışmanlığın bireyin düşünsel dönüşümünü erdemle birleştiren bir model sunduğunu” ifade etti.

İki gün boyunca gerçekleşen oturumlarda öne çıkan temalar arasında aklın merkeziliği, bilgi ile eylemin birliği, dil ve mantık ilişkisi, erdemli şehir ideali ve felsefe–kelâm–irfan sentezi yer aldı. Konuşmacılar, Fârâbî’nin düşüncelerinin yalnızca bir tarih mirası değil, modern dünyanın adalet ve anlam arayışlarına ışık tutacak canlı bir kaynak olduğunu vurguladı.

Konferans, katkı sunan akademisyenlere İran İslam Cumhuriyeti İstanbul Başkonsolosu Muhammedi tarafından plaket takdim edilmesiyle sona erdi. Organizasyonun sonunda yapılan değerlendirmelerde, etkinliğin Türkiye ve İran arasında ilmî ve kültürel bağları güçlendirdiği, ayrıca Fârâbî’nin düşüncesine dair uluslararası akademik işbirliğini teşvik ettiği ifade edildi.

 

 

 

Önceki Sayfa 1 2 Sonraki Sayfa

Bu Yazıyı Paylaş

İlgili Yayınlar