Hz. Hatice’nin vefatı münasebetiyle o müstesna şahsiyetin faziletleri ve hayatından bizler için ders niteliği taşıyan bazı önemli noktaları sizinle paylaşmak istiyoruz.
* Allah Resulü’nden (s.a.a) şöyle nakledilmiştir: “Kadınlardan kemale ermiş dört kişi vardır: Firavun’un eşi Asiye binti Mezâhim, Meryem binti İmrân, Hatice binti Huveylid ve Fatıma bint-i Muhammed (s.a.a)” (Mecmeü’l-Beyân, c. 10, s. 480)
* Resulullah Hz. Ali’ye hitaben şöyle buyurmuştur: “Ya Ali! Dünya kadınlarının en üstünü dört kişidir; İmran kızı Meryem, Hüveylid kızı Hatice, Muhammed (s.a.a) kızı Fatıma ve Mezahim kızı Asiye.” (Bihârü’l-Envar, c. 43, s. 36)
* Yine Resulullah'ın (s.a.a) bir hadisinde şöyle buyurduğu nakledilmiştir: "Cennet kadınlarının en üstünü dört kişidir: Hüveylit kızı Hatice, Muhammed (s.a.a) kızı Fatıma, İmrân kızı Meryem ve Mezâhim kızı Asiye.” (ed-Dürrü’l-Mensûr, c. 8, s. 229)
* Yine şöyle buyurmuştur: “Cennet dört kadına müştaktır; (büyük bir hasretle onları istemektedir): İmran kızı Meryem, Mezahim kızı Asiye ki cennette Peygamber’in zevcesi olacaktır; Hüveylid kızı Hatice ki hem dünya hem de ahirette Resulullah’ın zevcesidir ve Muhammed (s.a.a) kızı Fatıma.” (Bihârü’l-Envar, c. 43, s. 53)
* Kur’an-ı Kerim Tahrim suresinin 11. Ve 12. ayetlerinde, Hz. Asiye ve Hz. Meryem’i kadın erkek bütün müminlerin örneği olarak tanıtmaktadır. Bu ayetleri Resulullah’ın yukarıda geçen hadisinin yanına koyduğumuzda, Hz. Hatice’nin de kadın erkek bütün müminlerin örneği olduğu ortaya çıkar.
* Hz. Ali’den (a.s) şöyle nakledilmiştir: "Resulullah (s.a.a) bir gün hanımlarının yanında Hz. Hatice'den söz ederek ağladı. Bunu kıskanan Ümmü’l-Müminin Âişe: "Beni Esed'in şu kırmızı, ihtiyar kadınının neyine ağlıyorsun? Allah sana daha genç birisini nasip etmemiş mi?" diye itirazda bulundu. Allah Resulü buna çok rahatsız oldu; öyle ki saçının telleri titremeye başladı ve şöyle buyurdu: "Hayır Allah'a andolsun ki, Hatice'den daha iyisini bana nasip etmemiştir. O, korku ve buhran dolu bir zamanda bana iman etti ve İslâm yolunda her türlü fedakarlıktan ve bana yardımdan geri durmadı."
Ve şöyle buyurmuştur: "Allah'a andolsun ki, Allah bana Hatice'den daha iyisini nasip etmemiştir; herkesin beni inkar ettiği sırada, o bana iman etti. Herkesin beni yalanladığı zaman, o beni tasdik etti… İnsanlar beni mallarından mahrum bıraktıkları sırada o, kendi servetiyle benim yardımıma koştu. Allah, ondan bana evlat nasip etti (başka hanımlarımdan değil)." (Sefinetü’l-Bihâr, c. 1, s. 380)
* Bir diğer nakilde şöyle geçer: “Kim Hatice gibi olabilir?! İnsanlar beni yalanladığında o beni tasdik etti. Allah’ın dini hakkında bana destek oldu ve bu konuda malıyla bana yardım etti. Allah Azze ve Celle Hatice’yi cennette zümrütten işlenmiş ve hiçbir sıkıntıya mahal olmayan bir ev ile müjdelememi emretti.” (Bihârü’l-Envar, c. 43, s. 131)
* Allah Resulü Hz. Hatice'yi vefatından sonra da hiçbir zaman unutmaz, onu hemen her hatırladığında gözleri yaşarırdı; hatta Hatice'nin dostları ve arkadaşlarına dahi fevkalade saygı ve sevgi gösterir ve sürekli onlara hediyeler gönderir ve iyilikte bulunurdu ve “Onun habibi benim de habibimdir (dostu, sevdiği, benim de dostum sevdiğim birisidir) derdi.” (Reyâhinü’ş-Şeria, c. 2, s. 206)
* Ümmü’l-Mümini Aişe’den de yine şöyle nakledilmiştir: “Resulullah Hatice’yi andığında, onu övmekten ve onun için istiğfar etmekten usanmazdı!” (Bihârü’l-Envar, c. 16, s. 12)
* Bir gün mescitte Allah Resulü (s.a.a) Hz. Hasan (a.s) ve Hz. Hüseyin (a.s) hakkında ve onların özelliklerinden bahsederken ezcümle şöyle buyurdu: “Ey insanlar, en hayırlı dede ve nineye sahip olanları size haber vereyim mi?” Evet dediklerinde şöyle buyurdu: “Onlar Hasan ve Hüseyin’dir; dedeleri Resulullah ve nineleri Hatice bint-i Hüveylid’dir.” (Bihârü’l-Envâr, c. 43, s. 302)
* Hz. Hatice'ye fazilet ve üstünlük olarak bu yeter ki Allah-u Teâla Cebrail (a.s) vasıtasıyla ona selam gönderiyordu. (Bihârü’l-Envar, c. 16, s. 7) Bunu son olarak vereceğimiz ziyâret metninde göreceksiniz.