Allah’ım! Hacetimi reddetme; dileğimi boşa çıkarma; lütuf ve kereminden ümidimi kesme.
Allah’ım! Eğer benim aşağılanmamı isteseydin, beni hidayet etmezdin; eğer rezil olmamı irade etseydin, beni kurtarmazdın.
Allah’ım! Senden isteyerek ömrümü tükettiğim ihtiyacımı (kurtuluşumu) reddedeceğini hiç sanmıyorum.
Allah’ım! Ezelden ebede kadar, Senin sevdiğin ve razı olduğun şekilde hamd, daima Sanadır.
Allah’ım! Eğer suçumdan ötürü beni hesaba çekersen, affına sarılırım; günahlarımdan ötürü hesaba çekersen, mağfiretine sığınırım. Eğer beni ateşe atarsan, ateş ehline “Seni seviyorum!” diye haykırırım.
Allah’ım! Eğer amelim Sana itaatin yanında küçükse, Sana olan ümidim ve arzum büyüktür.
Allah’ım! Huzurundan nasıl mahrum ve nasipsiz ayrılayım? Oysaki beni lütfunla bağışlanmış ve kurtulmuş olarak geri çevireceğini kuvvetle ummaktayım.
Allah’ım! Ömrümü gaflet karanlığında tükettim; gençliğimi de Senden uzak kalmanın sarhoşluğuyla geçirdim.
Allah’ım! Verdiğin nimetle mağrur olduğum ve (bu halimle) gazabına doğru gittiğim günlerde gaflet uykusundan uyanamadım.
Allah’ım! Ben Senin kulunum ve kulunun oğluyum; huzurunda durmuş ve kereminle Sana tevessül etmiş bulunuyorum.
Allah’ım! Bir kulun olarak huzurundayım; hayâmın azlığından kaynaklanan kötü amellerimden sıyrılarak Sana yöneliyor ve Senden af diliyorum. Çünkü af, Senin kerem ve lütfunun şanındandır.
Allah’ım! Beni muhabbetin için uyarmadan önce, Sana isyan etmekten beni alıkoyacak bir gücüm yoktu. (Muhabbet ışığın kalbimde yandıktan sonra ise) nasıl olmamı istediysen öyle oldum. Beni kerem ve lütfuna dâhil ettiğin ve kalbimi Senden gafil olma kirlerinden temizlediğin için Sana şükrediyorum.
Allah’ım! Ey aldanandan uzak olmayan Yakın! Ey mükâfatını ümit edenden (lütfunu) esirgemeyen Cömert! Kendisini çağırdığında Sana icabet eden ve yardımınla amele sevk ettiğinde Sana itaat eden kimseye baktığın gibi bana da (rahmetinle) bak.
Mabudum! Bana; iştiyakla Sana yaklaşan bir kalp, doğruluğu Sana yükselen bir dil ve değeri Sana yaklaşmaya vesile olan bir bakış bağışla.
Allah’ım! Seninle tanınan şöhretsiz kalmaz (meçhul olmaz); Sana sığınan zelil olmaz ve Senin teveccüh ettiğin kimse başkalarına köle olmaz.
Allah’ım! Senin yoluna yönelen aydınlanır ve Sana sığınan korunur. Ey Mevla’m! Ben Sana sığındım; rahmetine olan ümidimi boşa çıkarma ve beni lütfundan mahrum etme.
Allah’ım! Beni, kendi dostlarının arasına; rahmetinin artmasını ümit edenlerin ikamet ettiği makama yerleştir.
Allah’ım! Seni sürekli anma isteğini ve aşkını bana ilham eyle (kalbime yerleştir); bana, isimlerine ve kudsiyetinin makamına ulaşma gayret ve neşesi ver.
Allah’ım! Yüce zatın hürmetine beni de Sana itaat edenlerin mahalline ve razı olduklarının güzel menziline kavuştur. Çünkü ben, nefsimi savunmaya kadir değilim; ona bir yarar sağlamaya da gücüm yetmez.
Allah’ım! Ben Senin günahkâr, zayıf bir kulun ve Sana yönelen kölenim. Öyleyse beni, kendilerinden yüz çevirdiğin ve gafletleri kendilerini Senin affından alıkoymuş kimselerden eyleme.
Allah’ım! Her şeyden kopup (bütün varlığımla) Sana yönelmeyi bana bağışla. Kalp gözlerimizi Sana bakmanın nuruyla aydınlat; öyle aydınlat ki kalp gözlerimiz nur engellerini aşsın ve azamet madenine ulaşsın; ruhlarımız da kudsiyetinin izzetine bağlansın.
Allah’ım! Beni şu kimselerden kıl: Çağırdığında Sana icabet eden, teveccüh ettiğinde celâl ve azametin karşısında kendinden geçen, gizlide kendisiyle münacat ettiğin, açıkta da (yalnızca) Senin için amel eden...
Allah’ım! Yeis ve ümitsizliğin hüsn-ü zannıma galip gelmesine izin vermedim ve ümidimi kereminin güzelliğinden kesmedim.
Allah’ım! Eğer hatalarım beni Senin yanında küçük düşürüp zelil etmişse, o hâlde Sana olan hüsn-ü tevekkülüm hatırına beni affet.
Allah’ım! Eğer günahlarım beni lütfunun güzelliklerinden uzaklaştırmışsa, şüphesiz şefkatinin güzelliğine olan yakinim beni (Sana yönelmek için) uyarmıştır.
Allah’ım! Eğer gaflet, Sana kavuşmaya hazırlanmaktan beni alıkoyup uyutmuşsa, değerli nimetlerini tanımak (idrak etmek) beni uyandırmıştır.
Allah’ım! Eğer büyük azabın beni ateşe çekiyorsa, büyük mükâfatın da beni cennete doğru çekiyor.
Allah’ım! Öyleyse Senden istiyorum, Sana yalvarıp niyaz ediyorum: Muhammed ve Ehlibeyt’ine salât etmeni; beni daima Seni anan, ahdini bozmayan, Sana şükretmekten gafil olmayan ve emrini hafife almayan kimselerden kılmanı diliyorum.
Allah’ım! Beni; Seni tanımam, Senden gayrısından yüz çevirmem, yalnız Senden korkmam ve emirlerini gözetmem için izzetinin güzel nuruna kavuştur.
Ey Celâl ve İkram Sahibi Allah!
Allah, Resulü Muhammed’e ve onun tertemiz Ehlibeyti’ne salât ve çokça selâm eylesin.