Maneviyat

 Allâme Seyyid Muhammed Hüseyin Tabâtabâî

13 November 2025 34 dk okuma 8 sayfa
Yazı Boyutu:
Sayfa 7 / 8

- Ayetullah Şehit Dr. Muhammed Müfettih

- Ayetullah Şehit Dr. Muhammed Cevâd Bâhûner

- Ayetullah Şehit Ali Kuddûsî

- Ayetullah (İmam) Seyyid Musa Sadr

- Ayetullah Seyyid Celâleddin Aştiyânî

- Ayetullah Abdullah Cevâdî Amulî

- Ayetullah Ca’fer Subhânî

- Ayetullah Nâsır Mekârim Şirâzî

- Ayetullah Hüseyin Nurî Hamedânî

- Ayetullah Hüseyin Mezâhir

- Ayetullah Muhammed Takî Misbâh Yezdî

- Ayetullah Hasan Hasanzâde Amulî

- Ayetullah İbrahim Eminî

- Ayetullah Seyyid Abdulkerim Musevî Erdebilî

- Ayetullah Seyyid Muhammed Hüseyin Hüseynî Tehrânî

- Ayetullah Hüseyin Ali Muntazerî

- Ayetullah Abbas İzedî

- Ayetullah Yahya Ensârî Şirâzî

- Ayetullah Muhammed Muhammedî Geylânî

- Ayetullah Ali Saadetperver

- Ayetullah Müslim Melekûtî

- Ayetullah Ali Ekber Mes’ûdî Humeynî

- Ayetullah Hüseyin Şebzendedâr Cehremî

- Ayetullah Seyyid Muhammed Bakîr Ebtehî

- Ayetullah Seyyid Mehdi Ruhânî Kummî

- Ayetullah Mirzâ Ali Ahmedî Miyâncî

- Ayetullah Ebutâlib Teclil

- Ayetullah Seyyid Murtaza Cezâirî

- Hüccetû’l İslam Dr. Ahmed Ahmedî

- Prof. Henry Corbin

- Dr. Gulâmhüseyin İbrahimî Dinânî

- Ayetullah Seyyid Muhammed Hüseyin Derçeî

- Ayetullah İsmail Mûezzî

- Ayetullah Abdulhamid Şeribânî

- Ayetullah İsmail Sayinî Zencânî

- Ayetullah Seyyid İzzeddin Zencânî

- Ayetullah Azizullah Huşvakt

- Ayetullah Muhammed Mümin

- Ayetullah Seyyid Hasan Tahirî Hurremabadî

- Ayetullah Ebulkasım Mahcub  Cehremî

 

Allâme; Kapsayıcı Bir Düşünür

Allâme Tabâtabâî’nin kapsamlı bir düşünür olarak görülmesinin nedeni; entellektüel kimliği pek çok toplumsal ve siyasal konu hakkında derin bilgiye sahip olmasından kaynaklanmaktadır. O öyle bir mütefekkirdi ki; yaşadığı dönemin ilmî şartlarına rağmen hayatının son anına değin İslam''ın çeşitli yönlerini tanıtmak için dersler vermiş, araştırmalar yapmış, çeşitli sosyal ve siyasî alanlarda İslâmî münazara ve düşünceler ortaya koymuştur.

İlmî kavrayışının yanı sıra, çağın getirileri ve İslam dünyasında olup bitenlerin de farkındaydı; öte yandan dünyanın her yerinden İslam dinine ve Şiîliğe yöneltilen soru ve şüpheler hakkında da bilgi sahibiydi. 1940''lı yıllarda İran ve İslam ülkelerinde Marksist grupların propagandalarının yayılmasıyla birlikte fikrî ve bilimsel mücadelenin ve onların düşüncelerine cevap vermenin temel ihtiyacını yakından müşahede etmiş, bu nedenle Şehit Mutahharî, Hairî Tehrânî, İmam Musa Sadr, Şehit Kuddusî ve İbrahim Eminî gibi sahadan bir grup ilim insanının katılımıyla bir düşünce kulübü kurmuş ve çeşitli konularda makaleler kaleme alarak şüphelerine cevap vermişlerdi. Aynı zamanda umuma açık olmayan özel toplantılar düzenleyerek Batı felsefesini tartışıyor ve yeri geldiğinde eleştiriyorlardı. Hiç şüphesiz materyalizm ve komünizmin yenilgiye uğratılması ve akabinde yıkılmasında Allâme Tabâtabâî’nin yadsınamaz bir rolü olduğu kabul edilmelidir.

Allâme Tabâtabâî oldukça eğitimli ve mütedeyyin bir şahsiyetti; Kur''anî terbiye ile ahlakı, tevazuu, takvayı, merhameti, nezaketi, Allah korkusunu, adaleti, zühdü, hayırseverliği, kanaati, temizliği, samimiyeti, şefkati ve diğer Kur''anî ve insanî erdemleri ruhunun derinliklerinde ve hayatının her alanında uygulayan bir kişiydi. Vakur ve dinginlik içerisinde dersler veriyor, bunu yaparken de sesini asla yükseltmiyordu. Kibar, ağırbaşlı ve oldukça sabırlıydı. Hayatı boyunca teheccüd ve sabah namazlarını farklı bir aşk ile eda ediyordu. Raz-û niyâz ehliydi. Kur''an-ı Kerim''i okuyup tefsir ederken rahmet, gazap ve tövbe ayetlerine geldiğinde ruhî olarak munkalip olur, halden hale girerdi. Derin derin düşünme ve kendini muhasebeye çekme Allâme’nin ahlâkî yaşamının ana sütunlarıydı. Ehl-i Beyt''e bağlılık ve saygı onun daimi alışkanlığıydı. Dinî toplantılara katıldığında ve hele bunlar Ehl-i Beyt''in acı ve musibetlerine dair olduğunda sanki o anı yaşıyormuş gibi gözyaşları dökerdi.

Camia-i Kebire Ziyareti ve Aşura Ziyareti’ni asla ihmal etmez; Muharrem ve Safer aylarında Aşura Ziyareti’ni her daim okurdu. Araştırma ve dersleri Ehl-i Beyt''e olan tevessülünden onu geri bırakamazdı. Eyyâm-i Fatımiye’de evinde on gün boyunca Hz. Zehra’ya (sa) yas tutar, daima Hz. Fatıma Masume’yi ziyaret eder hatta oruç tuttuğu günler önce o hazretin nurlu kabrini öper sonra ise orucunu açardı. Sürekli Hazret-i İmam Rıza''yı ziyaret ederdi. Allâme şöyle derdi:

“Bütün imamların lütfu vardı ama Hz. Rıza''nın lütfu hissedilir derecededir.”

Şehit Mutahharî konuyla alakalı şöyle der:

“Bendeniz pek çok saygın arif ve gönül ehli kimse tanıdım ama Allâme Tabâtabâî’ye olan saygım, onun Ehl-i Beyt aşığı olmasından kaynaklıydı.”

 

Vefat

Allâme Seyyid Muhammed Hüseyin Tabâtabâî hk. 1401 Şaban ayının üçüncü günü (06 Haziran 1981) Hz. İmam Rıza’yı ziyaret etmiş 22 gün sonra ise hastalığı nedeniyle Tahran''a nakledilmişti. Bir süre sonra Kum''a nakledilip evinde yatmış ve bir müddet sonra da durumunun kötüleşmesi üzerine Kum''daki Ayetullah Gûlpeygânî Hastanesi''nde bir hafta müşahede altında kalmıştı. Ahir-i ömürlerinde ruh hali iyice değişmiş, murakabesi yoğunlaşmış ve sürekli Hafız Şirâzî’nin şu beytini okuyup ağlamıştı:

Bu Yazıyı Paylaş

İlgili Yayınlar