İyiliği emredip kötülükten sakındırmak, İbrahimi dinlerin hepsinde konu edilmiş, bütün peygamberler, resuller, imamlar ve salih müminler tarafından uygulanması istenilmiştir. Bu Allah tarafından yapılması istenen diğer emirler gibi değildir, birçok mesele için ölçü ve peygamberlerin gönderiliş sebebidir. Zira içerisinde bulunduğumuz bu madde âlemi iyiliklerle kötülüklerin, hakla batılın, karanlıkla aydınlığın, güzel sıfatlarla kötü sıfatların iç içe, bazen ayırt edilemeyecek kadar karışık olduğu bir yerdir. Öyle ki, çoğu zaman insan neyin iyi ve neyin kötü olduğunu ayırt edemez duruma gelir, güzellikle kötülüğü birbirinden ayırıp sonrasında ona göre davranmak çok zor bir hal alır.
İşte bu esnada; hikmet sahibi, kullarını seven ve onların kemale ulaşmasını isteyen yüce Allah, peygamberler gönderir. Sırf insanlığa neyin iyi ve neyin kötü olduğunu anlatmaları için. Bütün ilâhî dinler; insanlara neyin iyi neyin kötü, hangi işin karanlığa hangi işin aydınlığa götürdüğünü ve nelerin faydalı nelerin zararlı olduğunu gösterdikten sonra, insandan iyilikleri yapıp kötülüklerden uzak durmalarını istemektedir. Buna Allah’ın insanı hidayet etmesi diyoruz, işte Allah doğru yolu kullarına böyle gösterir.
Yüce Allah, Kur’an’ın birçok yerinde müminlerden ilk önce iyiliği emredip, kötülükten sakındırmayı, daha sonra namaz kılmalarını, zekât vermelerini, Allah’a ve Resulüne itaat etmelerini istemektedir.
“Erkek ve kadın bütün müminler birbirlerinin dostları ve velileridirler. İyiliği emrederler, kötülükten vazgeçirirler, namazı kılarlar, zekâtı verirler, Allah’a ve Resulüne itaat ederler. İşte bunları Allah rahmetiyle yargılayacaktır. Çünkü Allah azizdir, hâkîmdir.”[48]
Resulullah (saa) bu vazifenin önemini şöyle açıklıyor: “Kim iyiliği emredip, kötülükten sakındırırsa Allah’ın, Allah’ın kitabının ve Allah’ın Resulü’nün yeryüzünde ki halifesidir.”[49]
İmam Bakır (as) nakledilen bir hadiste buyuruyor ki: “İyiliği emredip, kötülükten sakındırmak, peygamberlerin yoludur, salih ve iyi insanların en önemli programıdır. Diğer farzlar bu farzın uygulanmasına bağlıdır, yollar ancak bu emri yerine getirmekle güvenli olur. Alışverişlerinizdeki helâlık bununladır. Bilin ki, iyiliği emredip kötülükten sakındırdığınız sürece düşmanlarınız insaflı olacaktır… İşleriniz bir düzene girecektir.”[50]
Kaynaklar
Adler, Alflred, İnsanı Tanıma Sanatı, çev. Kamuran Şipal, İstanbul, 1997.
Amuli, Cevad, Tesnim-Tefsiri Kuran-ı Kerim, İsra, Kum,2001.
Carrel, Alexis, İnsan Denen Meçhul, çev. Refik Özdek, İstanbul, 1998.
Doğan, Mehmet, Büyük Türkçe Sözlük, İstanbul, 1996.
el-İsfahânî, Ragıp, el-Müfredat fi Garîbu’I- Kur’ân, Beyrut, 1998.
er-Râzî, Fahruddin, et-Tefsîru’l-Kebîr, Dar’ul Kutub-il İlmiye, Tahran.
et-Taberî, Ebu Cafer, Tefsîru’t-Taberî, Beyrut, 1994.
İbn-i Manzur, Lisânü’l-Arab, Dar-u Sadr, Beyrut.
Suyuti, Celalettin, el-Durr’ul Mensur, Halebî baskı, Mısır.
Şeriati, Ali, Ali, çev. Alptekin Dursunoğlu, Söylem, İstanbul, 2003.
Şeriati, Ali, İslam Sosyolojisi, çev. Kenan Sökmen, İstanbul, 1993.
Şirazi, Mekarim, Tefsir-i Numune, Kum,1996.
Tabatabai, Allame, el-Mizan fî Tefsiri’l-Kuran, Beyrut 1997.
Yezdi, Muhammed Taki Misbah, Maarif-i Kur’an, İmam Humeyni, Kum,1994.
Zamahşeri, Carullah, el-Keşşaf, Daru’l Marife, Beyrut.
[1] Terbiyeci Dini, Muhammed Davudî, s,29.
[2] Nisa/140
[3] Meheccet’ul-Beyza, c:8,s: 160
[4] Hançerlioğlu, Felsefe Ansiklopedisi, c.4,s.344.
[5] Kızılçelik, Açıklamalı Sosyoloji Terimleri Sözlüğü, s.376.
[6] Bakara/27
[7] El Kâfi, s. 157/30
[8] Emali’el-Seduk, 174/9
[9] El Bihar, 74/100/50
[10] Kutub, İnsan Psikolojisi Üzerine Etüdler, s.172.
[11] Tabatabai, el Mizan fî Tefsiri’l-Kur’an,
[12] Nahl/90