İlmin Engelleri ve Afetleri
Şeyh İşrak muhtelif eserlerinde ilmin engellerini ve afetlerini hatırlatmış ve ilim talibini bunlara giriftar olma konusunda uyarmıştır. Bu engeller ve afetler aşağıda zikredilmiştir:
Hissedilenlere karşı ünsiyet: Her ne kadar insanın dünyayla ve kendisiyle ilgili bilgilerinin çoğu duyuları yoluyla olsa da bunlara devamlı ve haddinden fazla bağlanmak, onu melekûtî meselelerden alıkoyar. Aklî ve şuhûdî kuvvesine alışması onu güçsüz kılar.[60]
Maddî taalluklar: Felsefeye ve varlık hakikatlerine ulaşmak, taalluklardan kurtulmadan mümkün değildir. Öyleyse maddî taalluklar insanın marifete ulaşmasına engeldir.[61]
Delili ölçü kabul etmemek: Şeyh İşrak delilsiz iddialara ve sahih mantığa ve akla dayanmayan düşüncelere muhalefet ediyor. Ona göre beşeri ilimlerin büyük afeti, görüşleri ve inançları sahih mizanla, yani akıl ve delille ölçmemektir.[62]
Şuhûdî marifete teveccüh etmemek: Şeyh Şehabeddin’e göre birçok ilim aklın gölgesinde insana aşikâr olsa da hakiki ve melekûtî ilimlere ulaşmak, işrak ve şuhûddan yardım almadan mümkün değildir. Böyle bir kimse akıl lambasıyla hakikat güneşini aramaktadır.[63]
3. Bölüm: Ahlâk
Ahlâk konusu, Şeyh İşrak’ın felsefî ve irfanî eserleri arasında en önde gelen konulardandır. Bu konu hakkındaki görüşleri bir ömür nefisle cihadın, riyazetin, tefekkürün ve işrakın neticesidir. Şeyh ahlâkî düşüncelerinde salt teorik konulardan kaçar. Hakikati bulma yolunu, hakiki kemali tatmayı ve mutlak kemalde fâni olmayı okurlarına göstermek ister. Ona göre insan, ten zindanından, maddî dünyanın karanlıklarından ve bu dünyanın bağlılıklarından ve kısıtlarından, riyazet ve tefekkürle kurtulabilir ve hakiki kemale ulaşabilir.
Şeyh İşrak felsefeyi teorik ve pratik diye ikiye ayırıyor ve ahlâkı pratik felsefe bölümüne yerleştiriyor. Teorik felsefe, insanın davranışlarına ve amellerine taalluk etmeyen şeyleri bilmektir. Yeryüzünde ve gökyüzünde gerçekleşen olayları bilmek gibi. Buna mukabil pratik felsefe amellerimizle ve davranışlarımızla ilgili olan şeyleri bilmektir. Pratik felsefenin bölümleri yaratılış felsefesi, menzil edinme felsefesi ve medenileşme felsefesi.[64]
Ahlâkın Önemi
Ahlâk özellikle insanın manevî hayatında temel role sahiptir. Şeyh İşrak’ın eserlerinin geneline bakılarak ahlâkın üç önemli etkisi olduğu söylenebilir:
İnsanın kemali ve saadeti ve sonsuz manevî lezzetler, ahlâkî emirlere uymanın, kötü sıfatlardan uzaklaşmanın ve faziletler edinmenin ışığında gerçekleşir. Faziletlerin getirisini, yani nefs-i nâtıkada adalet melekesini edinmeden, insan saadete ulaşamaz.[65]
Ahlâk, faziletleri ve kötü sıfatlarıyla, insan şahsiyetini yapılandırır. Ahlâkî fiiller başlangıçta nefiste halleri, bir müddet sonra da insanın şahsiyetini şekillendiren melekeleri ortaya çıkarır. Bu melekeler ölümden sonra zahir ve bariz hale gelirler.
Mukarreb meleklerle bağ kurmak, nefs-i nâtıkayı faziletlerle süslemeye ve kötü sıfatlardan arındırmaya bağlıdır. Zira nefsin meleklerle ve soyut varlıklarla irtibat kurabilmesi için gerekli kuvvete ulaşması lazımdır. Şüphesiz nefse kuvvet veren ve kemale doğru uçma kudreti bağışlayan tek şey ruhanî faziletleridir. Eğilimlerinin esiri olan bir nefis, meşru ve makul olandan habersizdir. Ne cennet peşindedir, ne de cehennemden kaçmaktadır. Böyle bir haldeyken daha güzel bir ufku görüp ona doğru hareket etmesi nasıl mümkün olabilir?[66]
Ahlâkî Değerlerin Ölçüsü
Şeyh İşrak bazı eserlerinde Meşşaîleri izleyerek ahlâkî değerler ölçüsünün itidal ve ifrat-tefritten uzak durmak olduğunu söylemiştir. Onun bu konudaki özel görüşü ise ‘ilâhî yakınlık’tır. Yani kemalin esası nuru’l- envara tam teveccüh ve ona doğru tam bir yönelmedir. O zaman insanın Allah’a yakınlaşmasına yardım edecek bütün huylar değerlidir. Bu yakınlaşma yoluna set çekecek veya sapmaya sebep olacak bütün huylar da değersizdir.[67]
Ahlâkî Değerlerin Türleri
Şeyh İşrak’ın çeşitli eserlerinde zikrettiği ahlâkî değerler birbirlerinden farklıdır. Bazıları insanın Allah’la irtibatında, bazıları kendisiyle irtibatında, bazıları da diğerleriyle irtibatında işlenirler. Bu esasa göre bunları üç guruba ayırmak mümkündür.
İlahi Değerler
İnsanın Allah ile irtibatında ahlâkî değere sahip olan ve Şeyh İşrak’ın tavsiye ettiği şeyler şunlardır:
Takva: Açık emirlere uymak, ilâhî nehiylere, büyük ve küçük günahları terke ve genel olarak dinî şeriata, farzlara ve sünnetlere riayet, insanı hüsrandan kurtarır.[68]
Allah’tan başkasıyla irtibatı kesmek: Allah’tan başkasından kopmak ve sadece O’na bağlanmak, seyr ve sülûkun temelidir. Allah’tan başkasından koptuktan ve O’na doğru yöneldikten sonra sâlik öyle bir yere ulaşır ki kalbinde Allah’a aşktan başka kimsenin muhabbeti olmaz.[69]
Sürekli zikir: Şeyh İşrak insanın Allah’a yakınlaşmasında sürekli zikretmenin etkili rolü olduğunu söyler. Zikrin türlerini beyan ederken bazı zikirlerin şaşırtıcı tesirinden bahsetmiştir.[70]