Cevap: Birçok hadisten Kadir Gecesi''nin Allah tarafından İslâm ümmetine verilen bir meziyet olduğu anlaşılmaktadır. Bazı tefsirlerde şöyle nakledilmektedir: `Bir gün Allah Resulü şöyle buyurdu: ''İsrail Oğulları''ndan birisi bin ay cihad elbisesini üzerinden çıkarmadan, sürekli cihad hâlindeydi veya cihada hazır vaziyette bekliyordu.'' Bunu duyan bir grup ashap buna şaşırmış ve kendilerinin de böyle bir fazilete sahip olmalarını arzu etmişlerdi. İşte bunun ardından Allah-u Tealâ Kadir suresini indirerek, Kadir Gecesi''nde yapılan ibadet ve itaatin bin aydan daha üstün olduğunu beyan etmiştir.` (ed-Dürr''ül-Mensur Tefsiri, c.6, s.371)
Soru 7: Acaba Kadir Gecesi sadece Resulullah''ın zamanına mı aitti, yoksa kıyamete kadar bütün zamanlar için geçerli midir?
Cevap: Suredeki `O gecede melekler ve Ruh iner...` cümlesindeki `iner` fiili, geniş zaman için olduğundan dolayı, bunun bütün zamanlar için olduğu anlaşılmaktadır. Kadir Gecesi hakkında Resulullah ve Ehl-i Beyt''inden nakledilen hadislerden de bunu rahatlıkla anlamak mümkündür. Zaten aksini söyleyen kimse de yoktur.
Soru 8: Kadir Gecesi''ne neden `Kadir Gecesi` denmiştir?
Cevap: Bu konuda çeşitli sözler söylenmiştir. Meselâ şöyle denmiştir: `Kadr; kadir kıymet anlamınadır. Bu gece de, kadir kıymet sahibi olduğu ve değerli ve yüce bir gece olduğu için, bu ismi almıştır.`
Bir diğer görüş ise şudur: `Kadr; ölçü demektir. Kader de aynı manayadır. Bu gecede insanların mukadderatı ölçülüp biçildiği ve belirlendiği için mukadderat gecesi anlamında `Kadir Gecesi` denmiştir.`
Duhan Suresi''ndeki ayetten de bunu anlamaktayız; buyuruyor ki: `Biz o''nu (Kur''ân''ı) mübarek bir gecede indirdik; hiç şüphesiz, biz sakındırıcılarız. O öyle bir gecedir ki, onda her hikmetli iş, tayin ve tanzim edilir.` (Duhan, 3-4)
Ayrıca birçok hadisten de bu gecede insanların gelecek bir yıldaki mukadderatının tayin edildiği anlaşılmaktadır. Elbette bunun insanın serbestliğiyle hiçbir çelişkisi yoktur. Allah-u Tealâ''nın mukadderatı takdir etmesi; insanların kabiliyetleri, sergiledikleri tavırları, niyetleri vs. ile doğrudan bağlantılıdır. Kısacası insanlar, mukadderatlarının zeminlerini kendileri hazırlamaktadırlar. İnsanların geçmiş amelleri, sergiledikleri tavırlar ve mevcut hâlleri ve yine Kadir Gecesi''ndeki durumları, niyet, tövbe, dua ve ibadetleri onlar için biçilecek mukadderata zemin hazırlamaktadır.
Soru 9: Acaba Kadir Gecesi''ni bin aydan hayırlı kılan nedir?
Cevap: Zahiren bu gecenin faziletine sebep olan etken, başta Kur''ân''ın bu gecede nazil oluşudur. Ondan sonra bu gecede yapılan ibadet ve itaatlerdir.
Soru 10: Acaba Kadir Gecesi dünyanın her yerinde aynı mıdır?
Cevap: Bu sorunun cevabı bir nükteye dikkat edildiği takdirde aydınlanmış olur. Bildiğimiz gibi gece, yer kürenin bir yarısının gölgesinin diğer yarısına düşmesiyle gerçekleşmiş olur. Yine biliyoruz ki bu gölge, kürenin hareketiyle hareket etmektedir. Bu gölge, yirmi dört saat içerisinde bütün küreyi dolaşmış oluyor. Bu yüzden zahiren Kadir Gecesi''nden maksat, gecenin tam olarak yer küreyi 24 saat içerisinde dolaşmasından ibarettir. Böylece Kadir Gecesi her yerde tek geceden ibaret olmuş oluyor.
Soru 11: Surede geçen melekler ve Ruh aynı mıdır? Yani Ruh da bir melek midir?
Cevap: Ehl-i Beyt''ten nakledilen hadislerde Ruh''un melek değil, meleklerden daha yüce bir varlık olduğu söylenmektedir. Ayet-i kerimede Ruh''un meleklerden ayrı bir şekilde zikredilmesi de bunu teyit etmektedir.
Soru 12: `O gecede melekler ve Ruh, Rablerinin izniyle her şeyle birlikte inerler...` cümlesindeki `her şey`den maksat nedir?
Cevap: Zahiren maksat, insanların mukadderatı ve her türlü hayır ve berekettir.
Soru 13: Surenin sonunda bu geceye `selâm` sıfatının verilmesinin nedeni nedir?
Cevap: Bu konuda değişik tefsirler söylenmiştir. Meselâ denmiştir ki: `Yere inen melekler, müminlere selâm verdikleri için böyle söylenmiştir.` Bir diğer görüş şudur: `Selâm, selâmet anlamınadır ve bu gecede şeytanlar zincirlendiği için o gece sabaha kadar, onların şerrinden selâmettedir. Kısacası bu gece, hayır ve bereket doludur ve şer diye bir şey bu gecede söz konusu değildir.` İkisi de doğru olabilir. En doğrusunu Allah-u Tealâ bilir.