Dersin ana ekseni, büyük şair Hafız-ı Şirazi''nin şiirlerinden hareketle, insanın özünü oluşturan `Gönül Yanışı` kavramı ve Yaratıcı ile kurulan ilişki üzerinedir.
1. İlahi İlham ve Şiir
Vahiy/İlham: Yüce Yaratıcı''dan gelen yol gösterme (vahiy/ilham), sadece peygamberlere değil, samimiyetle yönelen her insana açıktır. Derdiyle ve gönül yanışıyla O''na yönelen bir kul, ne yapması gerektiği konusunda mutlaka bir ilham alır (Musa''nın annesine olan ilham örneği).
Şiirin Değeri: İrfani şiirler, yüzlerce sayfada anlatılamayacak hakikatleri birkaç dizede ifade eden, bir ömrün özeti ve manevi yolun kılavuzudur.
2. Gönlün Yüceliği ve Önemi
İnsanın Özelliği: Hayvanlardan ve meleklerden farklı olarak insanı insan yapan en temel özellik, seçim hakkına sahip olması ve gönül yanışını deneyimlemesidir. Gönlü yanmayan bir varlık, hakiki insanlık mertebesine ulaşamaz.
Kâbe''den Üstünlük: Gönül (kalp), Kaaba''dan çok daha üstündür, çünkü o Yüce Yaratıcı''nın nazargâhı (bakış yeri) ve evidir. Kalbin kırılması, Allah katında tahammül edilemez bir durumdur.
3. Gönül Yanışının İki Ana Nedeni
Gönlün yanması, manevi uyanışın bir işaretidir ve iki temel sebebe dayanır:
Firak (Ayrılık Acısı): İnsanın, asıl vatanı olan Yaratıcı''nın huzurundan, geçici ve değersiz olan `dünya` (deni/alçak yer) alemine sürgün edilmiş olmasının acısıdır. Mevlana''nın ney örneğinde olduğu gibi, vatandan kopmanın figanıdır. İnsanı sürekli uyanık tutan bu acı, nihai dönüşün (İnna Lillahi ve İnna İleyhi Raci''un) hatırlatıcısıdır.
Hayati Başarısızlık ve Pişmanlık: `Ulaşabilirdim ama ulaşmadım` veya `Başarabilirdim ama başarmadım` düşüncesiyle duyulan derin pişmanlık. Bu yanışın en şiddetlisi, insanın hayatını boş ve gereksiz yaşadığını fark edeceği ölüm anında yaşanacaktır. Bu nedenle, gönül yanışının dünyada iken yaşanması, kurtuluşun anahtarıdır.
4. Gönül Yanışının Devamı ve Çözüm Yolu
Dua ve Münacat: Hafız, `Gece yarısı bir dua, nice belayı yok eder` diyerek duanın gücünü belirtir. Yüce Yaratıcı''nın katında değer ölçüsü, namaz, oruç veya hac gibi eylemler değil, sadece duadır.
Duanın Anlamı: Kastedilen dua, sadece bir şeyler istemek değil; Yaratıcı ile baş başa kalıp, gönül yanışıyla dertleşmek ve sohbet etmektir (Münacat).
Yaratıcı''nın Yanıtı: Kul konuştuğu zaman Yaratıcı, kulunun diliyle ve içinden fısıltıyla cevap verir. Bu münacat, bütün dertlere derman olan `Aşkın Tabibi` ile görüşmektir. İnsan derdini dile getirdiği anda, O''nun şefkat ve merhametiyle karşılaşır.
Dilâ be sûz ki suz-i tû karhâ be kuned
Niyaz-ı nîm-şebî def-i sed belâ be kuned
‘İtab-ı yâr-i perî-çehre, âşıkâne bekeş
Ki yek kereşme, telâfi-i sed cefâ be kuned
Gönül yan; senin yanışın nice işler halleder.
Gece yarısı bir dua, nice yüz belayı defeder.
Sevgilinin bütün nazına, cefasına aldırma;
Bir göz kırpışı, nice yüz cefayı yok eder.
Mülkünden melekûtuna hicapları kaldırır;
Bunu yalnızca kendi hizmetçisine nasip eder.
Aşkın tabibi, İsa nefesli, pek şefkatlidir;
Sende dert görmese, hangi derdi deva eder?
Kendini Rabbine bırak, işinle beraber;
Sana kimse acımaz, ama O rahmeder.
Bu karanlık kaderimden usandım, ne olur;
Umulur ki seherde bana bir dua eder.
Hafız, yandı zülfünden bir koku almadan;
Belki bu arzuya bir sabah yeli vasıl eder.
دلا بسوز که سوز تو کارها بکند
نیاز نیم شبی دفع صد بلا بکند
عتاب یار پری چهره عاشقانه بکش
که یک کرشمه تلافی صد جفا بکند
ز ملک تا ملکوتش حجاب بردارند
هر آن که خدمت جام جهان نما بکند
طبیب عشق مسیحادم است و مشفق لیک
چو درد در تو نبیند که را دوا بکند
تو با خدای خود انداز کار و دل خوش دار
که رحم اگر نکند مدعی خدا بکند
ز بخت خفته ملولم بود که بیداری
به وقت فاتحه صبح یک دعا بکند
بسوخت حافظ و بویی به زلف یار نبرد
مگر دلالت این دولتش صبا بکند