Allah Resulü (s.a.a), Hz. Ali’yi yanına çekti. Parmağındaki yüzüğü çıkararak onun parmağına taktı. Ardından kalkanını ve diğer şahsî emanetlerini getirmelerini istedi ve onları Hz. Ali’ye teslim etti.
“Kardeşimi ve Dostumu Çağırın”
Ertesi gün Resulullah’ın hastalığı daha da ağırlaştı. Buna rağmen çevresindekilere insanların haklarına riayet etmelerini, birbirlerine karşı adalet ve merhametten ayrılmamalarını öğütlemeye devam ediyordu.
Bir ara şöyle buyurdu:
“Kardeşimi ve dostumu çağırın, yanıma gelsin.”
Ümmü Seleme bunun üzerine:
“Ali’ye haber verin. Çünkü Resulullah’ın kardeşi ve dostu Ali’dir.” dedi.
Hz. Ali (a.s) geldi ve Peygamber’in yanına yaklaştı. Allah Resulü (s.a.a) onu kucakladı ve kulağına uzun süre bazı sözler söyledi.
Artık ayrılık vakti yaklaşmıştı.
Dedelerinin hâlini gören Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin (a.s) kendilerini Resulullah’ın üzerine atarak ağlamaya başladılar.
Hz. Ali (a.s) onları kaldırmak isteyince Peygamber Efendimiz gözlerini açtı ve şöyle buyurdu:
“Ali! Onları bırak. Bırak ben onları koklayayım, onlar da beni koklasınlar. Ben onlardan nasipleneyim, onlar da benden nasiplensinler.”
Bu sözler üzerine evde bulunan herkes gözyaşlarına boğuldu.
Dünya artık Hz. Fatıma (s.a) için karanlığa bürünmüştü.
Hz. Ali’nin (a.s) yüreği ayrılığın ağırlığı altında eziliyordu.
Hasan ve Hüseyin’in gözlerinden yaşlar dinmiyordu.
Çünkü onlar insanlığın kimi kaybetmek üzere olduğunu herkesten daha iyi biliyorlardı.
Artık vahyin kapısı kapanacaktı.
Cebrail’in yeryüzüne getirdiği ilahî mesajlar son bulacaktı.
Âlemlere rahmet olarak gönderilen o kutlu Nebi artık zahiren ümmetinin arasında olmayacaktı.
Ve nihayet Allah’ın Habibi, son nefesini vererek mübarek ruhunu Rabbine teslim etti.
Medine sessizliğe büründü.
Ehlibeyt’in evi matemhaneye döndü.
İnsanlık, tarihinin en büyük ayrılıklarından birini yaşadı.
Selam olsun Allah Resulü Hz. Muhammed’e (s.a.a)…
Selam olsun dünyaya geldiği gün, risalet yükünü taşıdığı gün ve Rabbine kavuştuğu gün…
Selam olsun ona ve tertemiz Ehlibeyt’ine, Allah’ın salât ve selamı onların üzerine olsun.