Köşe Yazıları

Yusuf-u Zehra’ya İthafen

03 February 2026 6 dk okuma 2 sayfa
Yazı Boyutu:
Sayfa 2 / 2

Evet, utancımız büyük. Adını bir bayrak gibi dalgalandıramadık gönül semalarında. Yetimlerinle iyice ilgilenemedik, giremedik kalplere, adını sunamadık sana muhtaç sinelere. Aileleri yetiştiremedik gönül makberimizde, zorluklara “hoş geldin” diyemedik açık gönülle.

Keşke bir güvercin olabilseydik; dünyanın dört bir tarafına mesajını dağıtan, ellerinden uçurduğun... Senin sevgini taşıyabilseydik yüreklere.

Biz taşıyamadık senin mesajını gaybetinde ve böylece boş kalıplarda harcandı sözler. Cümleler anlamlarını yitirdi; kıyaslar, istihsanlar, bütün nakıs akıllar hüküm sürdü. Vahiy ve ceddin sayfaları yerine “ben”lerin, “rey”lerin saltanatı başladı.

Öyleyse ne olur gel... Gel ki:

“Kadem bastın gönül tahtına

A Sultanım sefa geldin.”

diyelim bağrı yanık âşıkların gibi.

Önceki Sayfa 1 2 Sonraki Sayfa

Bu Yazıyı Paylaş

İlgili Yayınlar