Çözüm: Allame, bu akımlara karşı `akıl (burhan), Kur''an (vahiy) ve irfanı (kalp)` birleştiren bir yol izlemiş; felsefeyi medreselere sokarak İslam''ın akli savunmasını güçlendirmiştir. Henry Corbin gibi Batılı filozoflarla yaptığı münazaralar, İslam felsefesinin Batı''ya tanıtılmasında kilit rol oynamıştır.
5. Maneviyat ve Kur''an''la İlişki
-
Sürekli Zikir: Hayatının son anlarında bile dilinden `La ilahe illallah` düşmemiştir. Hafız-ı Şirazi''nin şiirlerine ve Hz. Mehdi''ye (a.f) derin bir muhabbeti vardır.
-
Kur''an Okuma Adeti: 40 yıl boyunca her gün bir cüz okuyarak ayda bir hatim yapmıştır. `Her okuyuşumda yeni bir şeyler öğreniyorum` diyerek Kur''an''ın tükenmez bir hazine olduğunu vurgulamıştır.
-
Kur''an''ın Dört Mertebesi: Allame''ye göre Kur''an''ın dört anlam boyutu vardır:
-
Zahir: Sözlük ve dil bilgisiyle herkesin anlayabileceği anlam.
-
İlmi/Akli: Fakih, kelamcı veya filozofların çıkardığı hükümler.
-
Kalbi: Nefis tezkiyesi yapanların kalbine doğan manalar.
-
Sır: Sadece Allah''ın has kullarının (Peygamber ve Ehlibeyt) vakıf olduğu sırlar.
-
6. Temel Çıkarım
Allame Tabatabai, sadece bir `alim` değil, çağının sorunlarını (materyalizm, deizm vb.) doğru teşhis edip buna ilmi (felsefi ve tefsiri) reçeteler sunan bir `hekim`dir. Onun yolu; aklı kullanmak, Kur''an''a sarılmak ve nefsi tezkiye ederek Allah ile bağı (velayeti) koparmamaktır.