Akademi

İstanbul’da İslam Düşüncesinde İfrat ve Tefrit Sempozyumu

01 August 2025 10 dk okuma 3 sayfa
Yazı Boyutu:
Sayfa 2 / 3
a- Sempozyuma katılan alimler, Ehlibeyt mektebinin temel ilkesi olan vahdet ve İslami kardeşliği ilke kabul edip her türlü ifrat ve tefriti reddetiğini ve bu akımların İslam’ın ruhuna aykırı olduğunu net bir şekilde ilan ederler.
b- Müslümanlar arasında birlik ve beraberlik sağlamak ve her türlü tefrikadan kaçınmak, birtakım taktik ve geçici stratejilerin ötesinde ortak bir İslâmî hedef ve vazife olarak algıladığımızı bildiririz.
c- İslâmî mezhepler arasındaki mevcut farklılıklar konusunda Müslümanların birbirlerine saygı göstermeleri ve bu farklılıkları tefrikaya dönüştürecek her türlü ayrımcı tutum ve tahriklerden şiddetle kaçınmaları gerekir.
d- İslâm ümmeti tek bir bedendir. Bu bedenin yara almaması ve mevcut yaraların tedavi edilmesi için, başta medya olmak üzere, dinî ve ilmî kuruluşlar, bu ağır sorumluluğun idrakinde olarak hareket etmeli, İslâm düşmanlarının ihtilaf çıkarma ve mevcut ayrılıkları uğursuz planlar doğrultusunda kullanma faaliyetleri karşısında önleyici ve aydınlatıcı tedbirler almalı ve duyarlı davranmalıdır.
e- Ehlibeyt alimleri, ülkemizde din, mezheb, dil, ırk ve bölge farkı gözetmeksizin milli birlik ve beraberlik noktasında her kesin özellikle din adamlarının duyarlı olması gerekliliğine inanmaktadır.
f-Ehlibeyt alimleri İslam ve Ehlibeyt yolunda yapılan tüm hizmetleri destekler ve alimler arası birlik ve beraberliğin korunmasına son derece önem verir ve bu yöndeki çalışmaların devamının sağlanmasının takipçisi olacağını bildirir.

II- Bölgesel ve Uluslararası konular:
Katlımcılar bölge halklarının İslami ve özgürlükçü hareketlerini desteklemekte ve aşağıdaki hususlara dikkat çekmektedir.
İslâm ümmeti, halihazırda, kendi iç sorunlarının oluşturduğu  tehlikelerle birlikte, inançta ve kültürde, İslâm düşmanlarının planlı saldırılarına maruz kalmaktadır. Bu doğrultuda, Müslümanların zaaflarının bilincinde olan İslâm düşmanları, Müslümanları doğru yoldan saptırmak ve İslâm dünyasına ağır bir darbe indirmek amacıyla, akla hayale gelmeyecek yollara başvurmaktadırlar. Terörizmle mücadeleyi bahane ederek Müslümanlara karşı tahkir ve tahrik dolu bir süreç başlatmışlardır. Halbuki, terörün dininin ve milliyetinin olmadığı ve tarihin hemen hemen her döneminde karşılaşılan şiddet yanlısı düşünce ve hareketlere, ilahî dinlerin gerçek takipçilerinin oluşturdukları toplumlarda kesinlikle karşılaşılmadığı bilinen bir gerçektir. Buna binaen:
a- Bugün Kuzey Afrika’dan  Ortadoğu’ya uzanan İslami uyanış hareketleri yıllardır emperyalistler ve kuklaları tarafından gaspedilen hakların geri alınma hareketi ve zulme isyanın dalgaları olup zalimlerin tahtlarını sallamaya devam ediyor.
ABD ve müttefiki emperyalist ülkeler, uluslararası kuruluşları tekellerine almış olarak, kendilerini uluslararası toplumun temsilcisi gibi göstermekte; yeryüzünde her türlü zulüm ve cinayeti rahatça işlemekte, istedikleri bölgeleri işgal etmekte ve bütün bu yaptıklarını meşrulaştırmak amacıyla her türlü yola başvurmaktadırlar.
Başını ABD’nin çektiği emperyalistler  yıllardır İslam ülkelerine tahakküm eden despot ve diktatör rejimleri himaye ettikleri herkes tarafından bilinmektedir. Ancak halkların uyanışıyla en yakın hizmetçilerini bile kısa zamanda satarak halkın yanında olduğu hilesine başvursa da dibe vurmuş demokrasi imajını tamir etmeye çalıştıkları sırıtmakta ve artık kimse bu oyunlara kanmamaktadır.
b- ABD ve topyekün  Batı emperyalizminin her türlü desteğine sahip Siyonist İsrail rejiminin mazlum Filistin halkına karşı yarım asırdan beri uyguladığı sürgün, katliam ve cinayetleri şiddetle lanetleniyor ve bu gayrimeşru rejimin uğursuz varlığına son verilmesi yönünde Filistin ve Lübnan’da sürdürülen direniş hareketini desteklediğimizi ilan ediyoruz.
c- ABD, İngiltere ve bölgedeki kuklaları ve müttefiklerinin, Irak, Filistin, Afganistan ve Karabağ’ı doğrudan; bölgedeki başka bazı İslâm ülkelerini ise tehdit yoluyla dolaylı olarak işgal altında tutmalarını şiddetle kınıyor ve her türlü işgal ve sömürüye son verilmesini, bölge ülkelerinin işgale karşı güç birliği yapmalarını ve işgalcilere karşı onurlu duruş sergilemelerini talep ediyoruz.

Bu Yazıyı Paylaş

İlgili Yayınlar