1. İbadet ve Yardım Dengesi (İyyake Na''budu ve İyyake Neste''in)
Çoğul Kullanımın Sırrı: `Sana ibadet ediyorum` yerine `ediyoruz` denmesi, müminlerin kendini üstün görmemesini ve birlik (vahdet) bilincini aşılar.
Önce Kulluk, Sonra Yardım: Allah''tan yardım dilemenin ön koşulu O''na kul olmaktır. İnsan günahkâr olsa bile Allah''ın rahmetinden ümidini kesmemeli, ancak yardım talep etmeden önce samimi bir tövbe ve kulluk bilinci geliştirmelidir.
Beklentisizlik: Sadece Allah''a kul olunmalı ve sadece O''ndan yardım istenmelidir. Aynı şekilde insan, başkalarının kendisine dalkavukluk yapmasını veya aşırı övmesini beklememeli; kibre kapılmamalıdır.
2. Sırat-ı Müstakim (Dosdoğru Yol) ve Dört Grup İnsan
Sırat-ı Müstakim (doğru yol) kavramı bir `otoban` metaforuyla açıklanmıştır. İnsanlar bu yola göre dört gruba ayrılır:
Doğru Yolda ve Kurallara Uyanlar: Hem doğru otobanda (hak yolda) olan hem de trafik kurallarına (Allah''ın emirlerine) tam uyanlar. Bunlar, hedefe (cennete) sorunsuz ve cezasız ulaşanlardır. En güzel örneği Ehl-i Beyt ve onlara sadık kalanlardır.
Doğru Yolda Ama Kurallara Uymayanlar: Doğru yolda (iman dairesinde) olup hatalar yapanlar (günah işleyenler). Bunlar da hedefe ulaşır ancak yolda `trafik cezaları` (belalar, musibetler veya ahiret azabı) öderler.
Yanlış Yolda Ama `İyi` Olanlar: Yanlış otobana (batıl inanç/yol) girmiş ancak ahlaklı ve erdemli kişiler. Yol yanlış olduğu için doğrudan cennete çıkmaz, ancak dürüstlükleri sebebiyle kurtuluş şansları daha yüksektir (Örnek: Kerbela''da saf değiştiren Züheyr bin Kayn).
Yanlış Yolda ve Kuralsızlar: Hem yolu bozuk hem de ahlakı bozuk olanlar (Örnek: Yezid). Bunlar doğrudan hüsrana uğrayanlardır.
3. `Nimet Verilenler` (Sırâtallezîne En''amte Aleyhim)
Kimdir Bu Nimet Verilenler?: Nisa Suresi 69. ayete göre Allah''ın özel nimet verdiği dört zümre vardır:
Peygamberler (Nebiler)
Sıddıklar (Dosdoğru olanlar)
Şehitler
Salihler (İyi kimseler)
İtaat Şartı: Bu zümreyle beraber olmanın yolu `Allah''a ve Resulüne itaat`ten geçer. Resul''e itaat, Allah''a itaattir. Resul''ün yetkisi mutlaktır; `Hak Ali iledir` gibi beyanlarına uymak da bu itaatin gereğidir.
4. Gazaba Uğrayanlar (El-Mağdûbi Aleyhim)
Tanım: Hakkı bildiği halde inat eden, tahrif eden veya zulmedenlerdir.
Örnekler: Faiz yiyenler, zalimlere dalkavukluk yapanlar, tembeller/hazıra konanlar, ilahi kanunları değiştirenler, bildiğiyle amel etmeyen alimler ve hakkı inkar eden topluluklar (Kur''an''da Yahudiler örnek verilir).
5. Sapıtanlar (Ve''d-Dâllîn)
Tanım: İman ettikten sonra küfre dönenler, hakkı gördükten sonra yüz çevirenler veya Allah ve Resulü bir hüküm verdiğinde kendi fikrini öne sürenler.
Seçim Hakkı Yoktur: Allah ve Resulü bir konuda hüküm verdiğinde (örneğin halifelik/imamet konusu veya bir savaş emri), müminin `bence şöyle olsun` deme hakkı yoktur. Bu itaatsizlik `sapıklık` (dalalet) olarak tanımlanır.
Dostluk Uyarısı: Müslümanların, Allah''ın düşmanlarını (siyonist zihniyet vb.) dost edinmesi yasaklanmıştır; bu da sapıtmanın bir göstergesidir.