Bu derste, Miraç Hadisi'nin pratik ve toplumsal yansımaları; velayet, teslimiyet ve ilahi takdire rıza ekseninde ele alınmaktadır. Üstad Yusuf Tazegün, çağımızın zorluklarına rağmen inancını koruyan müminlerin manevi değerine dikkat çekmektedir. Şehit Rehber’in hayatından kesitler üzerinden, şahsi makam arzularını bir kenara bırakıp yalnızca Allah’ın rızası için hareket eden bir insanın nasıl yüce makamlara ulaşabileceğini anlatmaktadır.
1. Çağımızın Müminleri ve Direniş Ruhaniyeti
Tarihin En Dik Duruşlu Nesli: Günümüzün zorlu şartlarında velayet ve direniş çizgisine sadık kalan müminlerin manevi makamı, tarihteki birçok ümmetin makamından daha üstündür. Dünyevi hesaplar yapmadan yalnızca Allah’a tevekkül eden bu topluluğa ilahi yardım her zaman ulaşmaktadır.
2. Şehit Rehber’in Büyük İmtihanı
Makamı Bırakıp Hizmeti Seçmek: Gençlik yıllarında Kum medreselerinde büyük bir iştiyakla ilim öğrenen ve müçtehitlik yolunda hızla ilerleyen Şehit Rehber, Meşhed’de bulunan babasının gözlerini kaybetmesi üzerine önemli bir yol ayrımıyla karşı karşıya kalır.
İlahi Yol Gösterici: Geleceğin büyük âlimlerinden biri olma hedefini, nefsin hoşuna giden bir ibadet olsa bile, bir kenara bırakarak yaşlı bir âlimin şu nasihatine uyar: “Git, Allah rızası için babana hizmet et. Allah isterse ilmi oraya da getirir.” Bunun üzerine Meşhed’e döner. Allah da bu ihlaslı teslimiyetin mükâfatı olarak ona birçok büyük tevfik lütfeder.
3. Şehit Rehber’den Tavsiyeler
Namazı İkame Etmek: Özellikle toplumun öncüleri, ilk olarak namazı toplumsal hayatta canlandırmalı ve bizzat kendileri buna öncelik vermelidir.
Gençlere Yatırım: Cami ve cemiyet çalışmalarının temel hedeflerinden biri, toplum içinden gençleri seçerek onlarla özel olarak ilgilenmektir. Çünkü geleceğin inşası gençlerin omuzlarındadır.
Ehlibeyt’e Tevessül: Rehber’in en belirgin özelliklerinden biri, her namazın ardından Kerbela toprağına ellerini sürerek İmam Hüseyin’e (a.s) tam bir tevessülle bağlanmasıdır. Ulaşılan bütün manevi makamların sırrı, Hüseynî aşkta gizlidir.
4. Tam Teslimiyet ve Velayete Bağlılık
Toplumun önderliği ve rehberliği şans eseri ortaya çıkan bir makam değil, İmam-ı Zaman’ın (a.f) lütfu ve seçimi olarak değerlendirilmelidir. Müminlerin asıl imtihanı; zihinlerinde en küçük bir şüpheye yer vermeden bu ilahi silsileye ve velayete tam bir sadakatle bağlı kalmalarıdır.