Hz. Fâtıma Zehrâ’nın Yüce Makamı ve Tesbihatının Fazileti
Konuşmacı: Ayetullah el-Uzmâ Hüseyin Vahid Horasânî
Münasebet: Hz. Fâtıma Zehrâ’nın (s.a) Şehadet Yıldönümü
Yer: Kum, Mescid-i Âzam
Tarih: 6 Mayıs 2009, Çarşamba
1. Hz. Fâtıma Zehrâ’nın Bilinmeyen Makamı
Rahman ve Rahîm olan Allah’ın adıyla.
Hamd, âlemlerin Rabbi olan Allah’a mahsustur. Salât ve selam, Efendimiz Hz. Muhammed’e (s.a.a), onun tertemiz Ehlibeyti’ne ve özellikle Allah’ın yeryüzündeki hazinesi Hz. Mehdi’ye (a.f) olsun. Allah’ın laneti ise kıyamete kadar onların düşmanlarının üzerine olsun.
Bugünkü konuşmamızı, Hz. Fâtıma Zehrâ’nın (s.a) şehadet yıldönümü münasebetiyle onun yüce şahsiyetini ve makamını tanımaya ayırmak istiyorum.
Hz. Zehrâ hakkında şöyle buyurulmuştur:
“Onun gerçek makamı ve değeri bilinmemiştir.”
Masumlardan nakledilen bu rivayeti Şeyh Sadûk, el-Hisâl, el-Emâlî ve Uyûn adlı eserlerinde aktarmıştır.
Hadislerin anlam ve inceliklerini inceleyen fıkhü’l-hadis ilmine biraz aşina olan herkes, bu rivayette ne kadar büyük bir makamın dile getirildiğini anlayabilir.
Rivayette şöyle buyrulmaktadır:
“Fâtıma’nın Allah katında dokuz ismi vardır.”
Hadisin yalnızca bu ilk cümlesi üzerinde düşünmek bile yeterlidir.
“Allah katında” ifadesi, insanın tasavvur sınırlarını aşan son derece yüce bir makamı göstermektedir.
Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyrulur:
“Muktedir bir hükümdarın katında, doğruluk makamındadırlar.” (Kamer, 55)
Hz. Fâtıma Zehrâ’nın isimlerinin Allah katında bulunması, onun makamının yüceliğini göstermektedir.
Eğer onun isimleri Allah katındaki bu yüce makamla ilişkiliyse ve isim, isimlendirdiği hakikati gösteriyorsa, isimle o ismin sahibi arasındaki derin bağ da anlaşılmış olur.
Kur’an’ın başka bir ayetinde şöyle buyrulmaktadır:
“Hikmet sahibi ve her şeyden haberdar olan Allah katındandır.” (Neml, 6)
Peki, Hz. Fâtıma’nın bu isimleri nelerdir?
Birincisi Fâtıma, ikincisi Sıddîka, üçüncüsü ise Mübareke’dir.
Bugün yalnızca “Mübareke” ismi üzerinde duracağız. Üstelik bu ismin taşıdığı anlamların tamamını değil, onun bereketinin yalnızca bir yönünü ele alacağız.
2. Fâtımiye Günlerinin Önemi ve Sorumluluklarımız
Sizlerin öncelikli görevi, bu hakikatleri ilmî bir şekilde kavramak ve ardından insanlara anlatmaktır.
Böylece Cemâziyelevvel ayının on üçüncü gününde başlayıp Cemâziyelâhir ayının üçüncü gününe kadar devam eden Fâtımiye günlerinin değeri ve önemi toplum tarafından daha iyi anlaşılacaktır.
Hz. Fâtıma Zehrâ’nın yüce faziletleri ve makamı, Fâtımiye günlerinde öylesine anlatılmalıdır ki insanlar onun şehadetinin anlamını ve büyüklüğünü kavrasınlar.
Cemâziyelâhir ayının üçüncü gününde ülkenin dört bir yanında matem merasimleri düzenlenmeli, insanlar Hz. Zehrâ’nın hatırasını yaşatmak için bir araya gelmelidir.
Belki bu şekilde Allah Resûlü’nün yaralı kalbine bir merhem olabiliriz. Belki bu merasimler, Peygamber Efendimizden onun soyunun son halkası olan Hz. Mehdi’ye (a.f) kadar bütün Ehlibeyt için bir teselli vesilesi olur.
el-Kâfî'deki rivayetlere dikkat ediniz.
Rivayetlerde, Hz. Mehdi’nin (a.f) zuhurunun ardından Hz. Fâtıma’nın gizli kabrinin bulunduğu yere geleceği ve o güne kadar gizli kalan bu kabrin yerinin bütün dünyaya açıklanacağı bildirilmektedir.
Böylece geçmişte yaşanan olayların hakikati ve Hz. Zehrâ’ya yapılanlar herkes tarafından öğrenilecektir.
3. Mübareke İsminin İlahi Anlamı
“Mübareke”, Allah’ın Hz. Fâtıma için seçtiği isimlerden biridir.
Bu isim öylesine yüce bir anlam taşımaktadır ki Allah, Hz. İsa’ya (a.s) Hz. Fâtıma’yı bu isimle tanıtmıştır.
Bu gerçekten hayret verici bir meseledir.
Allah, Hz. İsa’ya, kendisinden sonra Ahmed adında bir peygamberin geleceğini insanlara müjdelemesini bildirmiştir.
Ardından onun neslinin “Mübareke” aracılığıyla devam edeceğini haber vermiştir.