Kuran-Ehlibeyt

Muhammed Arkun’un Kur’an’ın Dili Hakkındaki Görüşünün Tenkidi

01 August 2025 44 dk okuma 11 sayfa
Yazı Boyutu:
Sayfa 2 / 11

Çağdaş Kur’an muhakkiklerinden biri bu konuda şöyle yazar: “Kur’an dilinden maksat Kur’an’ın dili (Arapça) değildir. Bilakis kastedilen, Kur’an’ın kelimeler, hükümler ve cümleler bakımından ne tür özelliklere sahip olduğudur. Haber mi, inşa mı; hakiki mi, mecaz mı; temsilî mi, mitolojik mi; bir tek katman mı, katmanlar mı vs. Kur’an’da kullanılan kavramlar beşerin gündelik hayatında vazedilmiş anlamlara mı delalet eder, yoksa hakiki kesin manalara mı? Kur’an, mesajını iletmede nasıl bir üslup ve yöntem (genel, duygusal, bilimsel, sembolik vs.) kullanmıştır?” (Rızâyî Isfehanî, Mantık-i Tefsir-i Kur’an, 1390: 4/150; yine bkz: Sâcidî, Zeban-i Din ve Kur’an, 1385: 472-482). Dolayısıyla “dilbilim” alanı dilin özellikleri ve kullanımları bahsini ele almaktadır. Bizim konumuz ise bu özelliklerin Kur’an-ı Kerim’le bağını incelemektir.

Arkaplan

Kur’an dilinin terminoloji, edebiyat, fesahat ve belagat gibi bazı boyutlarına eski zamanlardan beri ilgi duyulmuştur. Ama onun sözkonusu anlamda kavramsal kullanımının geçmişi uzun değildir. Son yüzyılda üzerinde yoğunlaşılmıştır.

Bu konuda Toshihiko İzutsu’nun “Hoda ve İnsan der Kur’an”, Muhammed Bâkır Saidîruşen’in “Tahlil-i Zeban-i Kur’an ve Reveşşinasi-yi Fehm-i An”, Ebulfazl Sâcidî’nin “Zeban-i Din ve Kur’an”, Dr. Muhammed Ali Rızâyî Isfehanî’nin “Mantık- Tefsir-i Kur’an” (c. 4) kitaplarına değinilebilir. Bunun yanısıra ondokuzuncu yüzyıldan itibaren çok sayıda ilim adamı “dilbilim” alanına odaklanmıştır. Filozoflar, mantıkçılar, epistemologlar, edebiyatçılar, fonetik araştırmacıları ve nörologlardan fenomenologlar, semantikçiler, psikologlar ve antropologlara, daha sonra da elektronik bilimlerin araştırmacıları ve bilgisayar tedarikçilerine kadar her biri bir şekilde bu disiplinler arası bilimle meşgul olmuş ve bu alanda eserler vermişlerdir. (Bkz: Saidîruşen, Tahlil-i Zeban-i Kur’an, 1383: 34).

Arkun’un Kur’an Dili Çevresindeki Görüşleri

Muhammed Arkun’un eseri olan “Kıraat-i Kur’an” (Lectures Coran) kitabı 1982 yılında Paris’te basıldı ve Farsça tercümesi 1369 yılında “İslam-ı Diruz ve İmruz: Nigereşî Nov be Kur’an” adıyla Defter-i Neşr-i Ferheng-i İslamî tarafından yayınlandı. Elinizdeki makalenin birçok yerinde bu tercümenin birinci bölümünün edit edilmiş metninden yararlanılmıştır. (Kaynak: Neşriye-yi Hırednâme-i Hemşehrî, sayı 21/56).

Tabii ki tartışmayı zenginleştirmek bakımından ve Arkun’un sözlerini analiz ederken insaflı yargıda bulunmak için makalede onun diğer eserleri de gözden uzak tutulmamıştır. Bu eserlerin en önemlileri şunlardır:

Kadaya fi Nakdi’l-Akli’d-Dinî Keyfe Nefhemu’l-İslami’l-Yevm?, Nâfizetun ale’l-İslam, Nahvu Nakdi’l-Akli’l-İslamî, Tarihiyyetu’l-Fikri’l-Arabiyyi’l-İslamî, el-Kur’an mine’t-Tefsiri’l-Mevrus ila Tahlili’l-Hitabi’d-Dinî, el-Fikru’l-Usûlî ve İstihalehu’t-Ta’sil Nahvu Tarihi Âher li’l-Fikri’l-İslamî, el-Fikru’l-İslamî Nakd ve İctihad, el-Fikru’l-İslamî Kıraatu’l-İlmiyye ve’d-Din, el-İslam, el-Mesihiyye, el-Ğarb.

Arkun’un Metodolojik Noktaları

Dr. Arkun Kıraat-i Kur’an kitabında, tüm Kur’an araştırmacıları için kullanılabilecek önemli metodolojik noktalara değinir. Bu önemli noktalar arasında aşağıdaki üç başlığa işaret edilebilir:

  1. Siyak kuralını gözönünde bulundurmak ve kelimeleri Kur’an metninin dışında incelemekten kaçınmak.

  2. Kur’an’la karşılaşmada bütünsel bakışın gerekliliği.

  3. Geçmiştekilerin çabalarının sonuçlarıyla yetinmemek ve Kur’an’ı anlama ve tefsir etmede yeni ve işlevsel yöntemler geliştirme yönünde sürekli gayret içinde olmak.

Arkun’un En Önemli Görüşleri

Arkun, yazarlığına ilaveten çeşitli ülkelerde çok sayıda konferanslar da vermiş ve İslamî ilimlerde epeyce teori ortaya koymuştur. Bu çerçevede onun Kur’an dili alanındaki önemli dört görüşünü özetle ele alacağız:

  1.  

Bu Yazıyı Paylaş

İlgili Yayınlar