1 - Ey azizlerim! Evvela kendinizi tanıyın. Zira Allah’ı tanımak, insanın önce kendi nefsini tanımasıdır. Bu yolda düşünen, bu tefekkürle meşgul olan hiç kimse zarar etmemiştir.
2 - Dünya için yersiz ve aşırı çabalara girmeyin. Rızkınız ne kadarsa, ondan fazlasını elde edemezsiniz. Dünyanın keder ve sıkıntılarını kalbinize yerleştirmeyin; asıl zarar ve hüsran bundadır.
3 - Nefsinize gereğinden fazla baskı yapmayın ki size isyan etmesin. Bilakis bütün tat ve lezzetleri ona itidalli bir şekilde tattırın.
4 - Şeytanın karşısında farzları yerine getirip günahları terk etmekle durun. Manevî gücünüz arttığında mekruhları bırakmaya ve müstahap amellere yönelmeye başlayın.
5 - Âlim olmayan biri hevâperest olursa yahut şeytana itaat ederse, daha çok kendisine zarar verir. Fakat âlim bir kimsenin hevâperestliği ve şeytana itaatinin zararı –bir yönüyle– bütün topluma, hatta tüm âlemlere, insanlığa ve diğer varlıklara sirayet eder.
6 - İbadetlerinizde çokluğa değil, niteliğe bakın.
7 - Yaptığınız her ibadette, ne söylediğinize ve kiminle konuştuğunuza dikkat edin.
8 - Zahiri ibadetler her ne kadar insanı kötülüklerden alıkoysa da, ihlas payı yükseldikçe ve Allah’a yakınlık arttıkça, sizi ubûdiyetin özüne, hakiki kulluğa ulaştırır.
9 - İhlas, bütün amellerinizin tacı olsun. Eğer bir ömür boyunca ihlassız amel ederseniz, kendi etrafında dönüp duran ve hiçbir şey elde edemeyen bir hayvandan farkınız kalmaz.
10 - İşlerinizde ifrat ve tefritten sakının. İhtiyacınız kadar uyuyun: Ne gereğinden fazla uyanık kalarak seçkin uhrevî işlerden geri kalın, ne de çok uyuyup dünyadan ve önemli vazifelerden mahrum olun. Bilakis Allah’ın koyduğu ölçüye göre amel edin.
11 - Arkadaş seçiminizde dikkatli olun. Önce arkadaşlarınızı tanıyın, sonra onlarla dostluk kurun. Sakın gafillerle dostluk etmeyin; onlar sizi dünya ve ahiretten alıkoyar, sizi engellerler.
12 - Nerede olursanız olun, Müslüman kabristanına gidip ziyaret etmekten geri durmayın. Zira bu, en büyük hatırlatıcı ve tezekkür vesilesidir.
13 - Gönül ehli, dünya görmüş, hayat tecrübesi olan yaşlı kimselerle sohbet edin. Onlar dünya ve ahiretin nasıl bir denge üzere olduğunu size gösterirler.
14 - Devamlı olarak vazifenizi yerine getirme düşüncesinde olun. Hangi konumda, hangi makamda, kiminle olursanız olun; ne başkasının methini arayın ne de kendiniz hakkında övgü toplamaya çalışın. Her insan için mutlaka bir ölüm vardır; bu ister vazife yolunda olsun, ister vazifenin hilafına.
15 - Daha küçüklüğünüzden şu hakikati zihninizden çıkarmayın: Tüm kudretler Hakk’ın inayet elindedir. Allah dilemedikçe hiç kimse size zarar veremez. Siz kendi vazifenizi yerine getirmekle mükellefsiniz; isterse bütün dünya size düşman olsun. Böyle olursanız, bir makama, başkanlığa veya büyük bir sorumluluğa geldiğinizde onu yerine getirmekten çekinmezsiniz.
16 - Her konuda ehil kimselerle istişare etmekten geri durmayın.
17 - Evlilikte öncelikle eş adayının asaletine bakın. Diğer yönleri aşırı büyütmeyin. Asalet, nezaket ve diğer faziletleri bir arada bulursanız ne güzel; bulamazsanız asalet yine de önde olsun.
18 - Dünyevî, uhrevî ve manevî işlerde muvaffak olduğunuzda bilin ki bu, Allah’ın sizi başarılı kılmasındandır. Zira siz istikamet üzere olmuş, Allah da yardım etmiştir. Eğer istikamet üzere olmazsanız, hal diliyle Allah’a şöyle demiş olursunuz: “Bana verdiğin bu şeyleri istemiyorum.”
19 - Bütün işlerinizde sabırlı ve tahammüllü olun. Allah, sabredenlerle beraberdir.
20 - Elinizden geliyorsa her gün kendiniz için bir saat, hiç olmazsa beş dakika ayırın. Bu sürede “Ben kimim, ne için varım, nereye gidiyorum?” sorusunu düşünün ki ömrünüz gaflet içinde geçmesin.
21 - Murakabe ve muhasebeyi, tüm amel, söz ve davranışlarınızda gözetin. Yılda veya ayda bir kez değil; bilakis en az günde bir defa –hatta mümkünse her saatte bir defa muhasebe ve her an murakabe– gereklidir.
22 - Gençlikte, yaşlılık maişetinizi düşünmekten önce kendinizi düşünün. Kendiniz için manevî bir sermaye ve meleke kazanın ki yaşlandığınızda ondan istifade edesiniz.
23 - Hayatınızda edebi, bütün amellerinizin süsü kılın ki hem dünya hem ahiret saadeti ve izzetiyle yaşayabilesiniz.
24 - Anne ve babanızın huzurunda edep ve saygı üzere olun. Zira onlar, sizin varlık bulmanıza vesile olmuş ve elde ettiğiniz bütün saadetler için birer sebep kılınmışlardır.
25 - Helal lokma meselesine çok dikkat edilmelidir. Helal yiyecek insanın bedeninde ve ruhunda pek çok olumlu eser bırakır. Haram lokma ise son derece kötü tesirler gösterir. Hatta şüpheli yiyeceklerden bile sakınmak gerekir; zira böyle lokmalar bile insana mani olur, ilahî kurb ve Mevlâ’nın ziyaretine engel perde hâline gelir.
26 - Amel eden âlimlerle beraber olmaktan geri durmayın. Onların sözleri size yol göstermese bile, amelleri sizin için kılavuz olsun.